Türk Yazı Dilinin Dönemleri

Türk Yazı Dilinin Dönemleri
  • 06.12.2012

Türk yazı dilinin dönemleri ve Türk dilinin gelişim evreleri çok renklidir. Türk yazı dilinin tarihini, yapılan araştırmalar çerçevesinde altı

başlık altında gösterebiliriz:                                                                                                         |

  1. Altay Çağı
  2. En Eski Türkçe Çağı
  3. İlk Türkçe Çağı
  4. Eski Türkçe
  5. Orta Türkçe
  6. Yeni Türkçe

1.   Altay Çağı

Türk-Moğol dil birliği de denen bu dönem Türkçenin, Moğolcanın ve diğer akraba dillerin henüz oluşumunu tamamlamadan önce bir Ana Altayca içinde bulunduğu varsayılan bir dönemdir. Bu nedenle başlangıç ve bitiş için bir tarih belirlemek güçtür.

2.   En Eski Türkçe Çağı

Türkçenin Ana Altaycadan ayrılarak bağımsız olarak gelişmeye başladığı varsayılan dönemdir. Başlangıç ve bitişi için bir tarih söylemek şimdilik mümkün değildir. Bu dönemle ilgili olarak, Sümerce ve bazı eski dillerle Türkçe arasında ilgi kuranlar olduğu gibi, Türk ve Tatar dillerinin Doğu Hun lehçesinden yine bu döneme kadar uzandığını kabul edenler de vardır.

3.   İlk Türkçe Çağı

Elde metinleri olmamasına rağmen, Türk boylarının veya Türk olarak kabul edilen bazı kavimlerin dillerini içine alan dönemdir. Hükümdar ve yer adları, alınma kaynaklarda geçen kelime ve özel adlarla belirlenen Hun, Bulgar, Avar, Hazar gibi Türk kavimlerinin dillerini buraya dahil edebiliriz. Bunlar daha eski çağlarda Asya’dan batıya göç eden Türk boylarıdır. Dil bilginleri, bugünkünden farklı bir anlamda kullanarak bunların dili için “Batı Türkçesi” diyorlardı. Buna göre bir de “Doğu Türkçesi” vardı, l/ş ve r/z ses değişmelerine göre Batı Türkçesine “lir” Türkçesi, Doğu Türkçesine “şaz” Türkçesi de denmiştir. Bu görüşü benimseyenler bugünkü Çuvaşçayı Batı Tiirkçesinden, bizim de dahil olduğumuz diğer Türk lehçe ve şivelerini de Doğu Tiirkçesinden getirmektedirler.

4.  Eski Türkçe Çağı (8.- 10. Yüzyıllar)

Türkçenin metinlerle ve “Türk” adıyla takip edilebildiği tarihî bir dönemdir. Eski Türkçe döneminin, Orhun Yazıtlarının yazıldığı tarih olan S, yüzyılda başladığını kabul ediyoruz. Orhun Yazıtları, Kök t ürk Miiiılıliı ıım ait dikili taslardır. MS. 552 yılında kurulan ilk Koktuıl

devleti birkaç kez dağılıp kurulduktan sonra M.S. 745 yılında yerini artık Uygur hakimiyetine bırakmıştır. Böylece Eski Türkçe dönemi içinde biri Köktürk, diğeri Uygur olmak üzere Türkçenin iki devresini görmekteyiz. Eski Türkçenin bu iki dönemi içinde, Köktürk ve Uygur olmak üzere, iki alfabe kullanılmıştır.

Köktürk Alfabesi: Bu alfabede kullanılan harflerin değişik kaynaklardan geldiğini ileri sürenler olmuşsa da bugün, Türk boylarının kullandığı kabile damgalarından meydana geldiği kabul edilmektedir. Dördü ünlü, otuz biri ünsüz, üçü de birleşik ünsüz olmak üzere toplam otuz sekiz harften meydana gelmiştir.

Uygur Alfabesi: Uygur Türklerinin Budizmi benimsemelerinden sonra kullanılmaya başlayan Soğut kökenli bir alfabedir. Ünlüleri karşılamak üzere üç, ünsüzleri karşılamak üzere on beş, toplam on sekiz harften meydana gelmiştir.

Böylece Köktürk alfabesinden başlayarak yazı dilimiz boyunca Lâtin alfabesine kadar uzanan bir süreç de başlamıştır.

Eski Türkçe döneminin ikinci alfabesi olan Uygur alfabesi bu dönem bittikten sonra Orta Türkçe döneminde de kullanılmıştır. Arap alfabesi yazı dilimizin üçüncü alfabesi olarak kullanılmaya başlayınca bir müddet her ikisi ile de eserler verilmiştir. Meselâ Atabetü’l-Hakâyık her iki alfabeyle de yazılmıştır.

5. Orta Türkçe (11.-15. Yüzyıllar)

Eski Türkçe, Uygur medeniyeti ve yazı dili olarak devam ederken, bunun yanı sıra bir başka medeniyetin etkisi altında gelişen Türk yazı diline Orta Türkçe dönemi diyoruz. İlk islâmî Türkçe metinlerin yazılmasından, yeni edebi Türk şivelerin tamamlandığı döneme kadar geçen süreyi kapsar. 12. ve 13. yüzyıllar, islâmiyetin de etkisiyle Arap alfabesinin kabul edilmesi ve Türkçede meydana gelen ses ve şekil değişiklikleri bakımından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bunda, Türklerin üç kıtadan oluşan geniş bir coğrafyaya yayılmasının da payı büyüktür.

Bu dönem için “Hakaniye Türkçesi”, “Müşterek Orta Asya Türkçesi”, gibi adlar da kullanılmıştır. Yeni Türk şiveleri ve dolayısıyla yeni yazı dillerinin meydana gelmesi, değişik yönlere dağılan Türk topluluklarının yazı dillerinin de yön adları ile ifade edilmesini gelenek haline getirmiştir.

12. ve 13. yüzyıllardan sonra biri kuzey-doğuda, diğeri batıda gelişen Kuzey-doğu ve Batı Türkçesi olmak üzere iki yazı dili meydana gelir. Kuzey-doğu Türkçesi, Eski Türkçenin devamı olarak bir geçiş devresi şeklinde 15. yüzyıla kadar gelmiş ve bu yüzyıldan sonra biri Kuzey Türkçesi, diğeri Doğu Türkçesi olmak üzere iki yeni yazı diline ayrılmıştır. Kuzey Türkçesi, Kıpçak Türkçesi diye de anılır. Bir kolu en güneyde Mısır Memlûk Devleti ile devam etmiş olan, Altınordu-Harezm aşamasını da geçirmiş bulunan Türk yazı dilidir. Doğu Türkçesi, Çağatay Türkçesi diye de anılır. 15. ve 16. yüzyıllarda güçlü bir edebi dil olarak en parlak dönemini yaşadıktan sonra bugün yerini Özbek Türkçesine bırakan yazı dilidir.

Yeni Türkçe (16.- 20. Yüzyıllar)

Türkçenin, Orta Türkçe döneminde kurulduğunu gördüğümüz farklı dil özelliklerine sahip yeni yazı dillerinin, bugünkü Türk şivelerine ve yazı dillerine dönüştüğü 16. ve 20. yüzyıllar arasındaki dönemidir.

Bu dönem. Kuzey ve Doğu Türkçesi yanında batıda oluşan bir önemli vazı dilimiz. Batı Türkçesini de içine alır. Batı Türkçesi. Oğuzların Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya gelip yerleşmeleri ile 12. yüzyılın ikinci yarısından sonra da metinlerde günümüze kadar takip edilebilen yazı dilidir.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Yunus Emre dedi ki:

    Yazışa bak ya yeminle tuşlara bastığına emin misin bu kadar çok mu yazım hatası olur

  2. Somayeh Asadi dedi ki:

    Merhaba,
    Iyi gunler
    ben iranligim ve turkce konusmayi cok seviyouum ,ama bunu daha iyi ugrenmek icin sizin yardiminiza cok ihtiyagim var,
    lutfan bene bir site adresini ograndilabilir mi siniz ki ben ondan turkce ata sozlarini ve donemlerini(idioms) ogranabilsam?

    Sagilirla
    Somayeh

YORUM YAZ