TBMM Grup Toplantısında Dokunulmazlıklar Konuşuldu

TBMM Grup Toplantısında Dokunulmazlıklar Konuşuldu
  • 27.11.2012

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin dokunulmazlığına ilişkin, ”Kürsü hariç tüm dokunulmazlıklar kalksın. Yolsuzluk, hırsızlık yapanın, ihaleye fesat karıştıranın Meclis’te ne işi var?” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Hükümet’in, Kürecik konusunda yalan söylediğini ileri sürdü. Amerika ile İsrail’in, ortak tatbikat yaparken Kürecik’i kullandıklarını belirten Kılıçdaroğlu, ”Herkesi kör ve sağır mı sanıyorsunuz? Bu milletin doğruları bilmeye hakkı vardır. Füzelerin getirilip Türkiye’ye konuşlandırılması konusunda hiçbir mantıklı gerekçe şu ana kadar söylenmiş değildir” dedi. Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, kamuoyuna bu konuda doyurucu bir açıklama yapması gerektiğini söyledi.

Hükümet’in, bu konuda Türkiye’nin sınır güvenliğini öne sürdüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye’de eğer bir güvenlik tehdidi varsa, onun adresinin AK Parti Hükümeti olduğunu öne sürdü.

Başbakan Erdoğan’ın, ”tarihe utanç cümlesi olarak geçecek bir cümle’ kullandığını ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ”(Türkiye bir NATO toprağıdır) dedi. Niye NATO toprağı oluyor Türkiye? Hadi diziyle belgeseli bilmiyorsun, bu konuda da sana birisi bilgi vermedi mi? NATO’nun sözleşmesini sen bilmez misin? Sözleşmenin hiçbir yerinde, hiçbir uluslararası belgede, bir ülkenin NATO’nun toprağı olacağına dair hiçbir ifade yok. Nasıl kullanırsın böyle bir cümleyi? Çıkacaksın, bu milletten özür dileyeceksin, ’Yanlış söyledim’ diyeceksin.

Bu dış politika bizi açmazlara götürüyor. Türkiye itibar, güven kaybediyor. Güvenilmez oldu artık Türkiye. İtibarsız bir ülke oldu. Başbakan konuşunca, bırakın güvensizliği, itibarsızlığı, artık mizah konusu oldu. Herkesin dalga geçtiği bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı var. İçime sindiremiyorum. Bu ülkenin tarihi dolayısıyla sindiremiyorum. Bu ülkede pek çok başbakan geldi geçti. Ama hiçbirisi uluslararası arenada alay konusu olmadı. İlk kez alay konusu olan Recep Tayyip Erdoğan. Ülkeyi bu hale nasıl getirirsiniz siz? 8 Eylül 2011. El Cezire Televizyonu’na bizim aslan parçamız bir demeç veriyor. ’Bundan böyle Gazze’ye yardım götürecek gemilerimize donanmamız eşlik edecektir’ diyor. Ertesi gün gazetelerimiz ’donanmamız Gazze yolunda’ diye çıkıyor. Çünkü Başbakan söyledi ve önemli bir laf. Gazze’ye yardım götürecek gemilere donanmanın eşlik edeceğini bir ülkenin başbakanı söylüyorsa önemli bir laf. Aslan parçasına çağrıda bulundum: ’Gazze’ye yardım götüren gemilere Türk savaş gemileri nereye kadar refakat edecek? Gazze Limanı’na kadar mı yoksa uluslararası sularla mı sınırlı kalacak. Gazze Limanı’na kadar gidecekseniz seni alnından öpeceğim.’ Başbakan’ın uluslararası yalanının üzerinden bir yıl geçti. İkinci yılına girdik, alnından öpme fırsatım olmadı.

Bunu söyleyeceksin, söylediğini yutacaksın. Bunu söyleyeceksin, söylediğini sana yutturacaklar. Bunu söyleyeceksin, ’Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı’yım’ diye gezeceksin. Bizim, içimize sindiremediğimiz nokta budur. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı’nın ağzından laf çıkığı zaman gereği yapılır.”

-”Lider bir Türkiye değil, kullanılan bir Türkiye”-

Hükümetin dış politikada itibarsızlaştığını, artık ”rol kapmaya” başladığını öne süren Kılıçdaroğlu, ”O kadar itibarsızlaştı ki kimse artık gelip bizim kapımızı çalmıyor. Eskiden Ortadoğu’da bir olay olduğunda ilk kapısı çalınan Türkiye Cumhuriyeti’ydi. Gelir, ’Sorunumuz var, çözün’ derlerdi. Çünkü bize güvenirlerdi’ diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Irak ile İran arasında 8 yıl devam eden savaşta, iki ülkeden hiçbirinin, ’Türkiye taraf tutuyor’ diye bir şey söylemediğini belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin tarafsız olduğunu, savaşın bitmesi için de iki ülkeye çağrı yaptığını ifade etti.

Şimdi ise Ortadoğu’nun bataklığına sürüklenmiş bir Türkiye olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ”Taraf tutan bir Türkiye var. Lider bir Türkiye değil, kullanılan bir Türkiye var. En yakın müttefiklerimiz bile Recep Tayyip Erdoğan’ı dışladı. Gazze olayları nedeniyle devreye Mısır Cumhurbaşkanı girdi. Olayları çözdü. Bizimki ne yaptı? Koşa koşa Gaze’ye gitti, birisini yakaladı başladı ağlamaya. Emin olun o fotoğraf yapmacık fotoğraf. Ağlayacaksan bu ülkede binlerce şehit anası var, birisine sarılıp ağlasaydın bari. Uludere’den analar gelmiş, 25 evladını kaybetmiş. Bunlara sarılıp ağlasaydın bari. Sonra, rol kapacak ya, bir demeç verdiler, ’Ateşkes sağlandı’ diye. İki saat sonra Gazze’ye bir füze daha atıldı. Rol kaparsan böyle olur.

Obama, Mursi ile ilgili çok ilginç şeyler söyledi. Satır aralarını herkesin okumasını isterim. ’İdeolojiye pek az yer veren bir mühendisin hesaplılığı ile hareket etti. Mursi keskin nişancı, ne söz verdiyse yerine getirdi. Yerine getiremeyeceğinin sözünü vermedi’ diyor. Bizimkiler dünyanın sözünü verdiler, yerine getirmediler. Bu sözü kimin için söylüyor. Herkesin oturup satır aralarını iyi okuması lazım.

Mısırın başarısı, bizimkiler yine rol kapıyorlar: ’Bu işin gizli mimarı Recep Tayyip Erdoğan’dır.’ Türkiye yer altı örgütü mü gizli mimarı olsun. Nereden çıktı gizli mimar?”

-”Kürsü hariç tüm dokunulmazlıklar kalksın”

Geçen hafta düzenlenen Balkan Konferansı’nı anımsatan Kılıçdaroğlu, konferansta ”siyasette ahlak’ konusunun da gündeme geldiğini anlattı. Türkiye’nin en temel sorunlarından birinin bu konu olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ”Meclis’te sahte oy pusulalarıyla kendilerini var gösteriyorlar ama gitmişler Umre’ye. Şu sahtekarlığa bakın. Bizim il başkanlarımızı AKP üyesi yapmışlar. Akıl mantık alacak gibi değil. Hesabını soracağız. Savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Neymiş, kim daha çok üye kaydederse, onu turistik geziye götüreceklermiş. Sahtekarlıkla yapılmaz ki bu iş” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’a bir tavsiyesi olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, ”Türkiye’yi bu hale getiren kişi senin Dışişleri Bakanı’ndır. Kalitesi, çapı, gücü meydanda Türkiye’yi Ortadoğu’nun bataklığına sürükleyen kişidir. Bir şey yapmak istiyorsan, Davutoğlu’nu alacaksın Dışişleri Bakanlığı’ndan. Oraya AKP’den herhangi bir milletvekilini Dışişleri Bakanı olarak getir, göreceksin ki Davutoğlu’ndan çok daha çaplı çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin iyi yönetilmediğini; bilimden, çağdaşlıktan koparıldığını; öğretmenlerin, gençlerin, akademisyenlerin hapse atılarak baskı rejimi oluşturulmak istendiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, ”İşin özü, Türkiye özgürlüğe, bağımsız medyaya muhtaç. Türkiye, Cumhuriyet Halk Partisi’ne muhtaç” dedi.

Kılıçdaroğlu, Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin dokunulmazlık konusundaki sorusuna, ”Kürsü hariç tüm dokunulmazlıklar kalksın. Yolsuzluk, hırsızlık yapanın, ihaleye fesat karıştıranın Meclis’te ne işi var? İlke kararı alacağız, ilkeli siyaset izleyeceğiz. Her milletvekili kürsü düşüncesini söylesin ama dışarıda dokunulmazlık olmasın” yanıtını verdi.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ