Orhan Veli Kanık Hayatı ve Eserleri

Orhan Veli Kanık Hayatı ve Eserleri
  • 27.06.2013

Orhan Veli Kanık Hayatı, Orhan Veli Kanık Eserleri ve Edebi Kişiliği Hakkında Bilgi

Kanık, Orhan Veli (d. 13 Nisan 1914, İstanbul – ö. 14 Kasım 1950, İstanbul), Garip akımının öncülerinden olan şairdir.

Galatasaray Lisesi’nde başladığı ilköğreni­mini, babasının Ankara’ya atanması üzeri­ne, başkentte bitirdi. Ortaöğrenimini An­kara Gazi Lisesi’nde tamamladı (1933). Bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakül­tesi Felsefe Bölümü’ne devam etti. 1936’da Ankara’da PTT Genel Müdürlüğü’nde ça­lışmaya başladı. Gelibolu’da yedek subaylığını yaptıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu’na girdi (1945). 1947’de bu görevinden ayrıldıktan sonra yaşamını yazarlık ve çevirmenlik yaparak kazanmaya başladı. Mehmet Ah Aybar’ın çıkardığı Hür ve Zincirli Hürriyet adlı gazetelerde eleştiri­ler, 1948’de de Ulus’ta “Yolcu Notları” başlığı altında yazılar yazdı. 1 Ocak 1949’da yayımlamaya başladığı Yaprak dergisini 15 Haziran 1950’ye değin 28 sayı çıkardı. Bir gece Ankara’da belediyenin kablo döşet­mek için kazdırdığı bir çukura düşerek ayağından yaralandı. Dört gün sonra İstan­bul’da bir dostunun evinde hastalandı ve kaldırıldığı Cerrahpaşa Hastanesi’nde beyin kanamasından öldü. 1 Şubat 1951’de dostları tarafından anısına Son Yaprak adlı tek sayılık bir dergi çıkarıldı. Mezarı Rumeli hisarı’ndaki Aşiyan Mezarlığı’ndadır. İlk şiirlerini 1936’da Varlık dergisinde yayımlamaya başlayan Orhan Veli, eski edebiyatı, özellikle aruzu çok iyi bilen, hece şiirinin inceliklerini kavramış, çocukluk anı­larını ve yalnızlık, aşk, özlem temalarını uç bir duyarlığa götüren genç bir sanatçı olarak dikkati çekti. Ahmet Muhip Dıranas, Ah­met Hamdi Tanpınar ve Fransız simgecile­rinden de izler taşıyan, ölçünün ve uyağın çok iyi kullanıldığı, müzik öğelerinin de iyice belirgin olduğu bu şiirleri, Türkçeyi tam anlamıyla özümlediğini gösteriyordu. Orhan Veli Kanık asıl ününü lise arkadaşları Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday’la birlikte yayımladığı Garip (1941) adlı kitabın adıyla anılan şiir akımını başlatarak kazan­dı. Garip”in Orhan Veli’nin kaleme aldığı önsözünde, ölçü ve uyağın şiiri yozlaştırdığı vurgulanıyor, şiirin “insanın beş duyusuna değil, kafasına hitap eden bir söz sanatı” olduğu belirtiliyordu. Şiire egemen sınıfların beğenilerinin sonucu yerleşen kalıplaşmış öğeler kaldırılmalı, şairaneliğe sırt çevirilmeli ve şiir çoğunluğa seslenmeliydi. Bu da ancak yeni yollar ve yeni araçlarla gerçek­leştirilebilirdi. Orhan Veli ve arkadaşlarının Türk edebi­yat tarihinde “Garip” hareketi ya da “Birin­ci Yeni” diye anılan bu çıkışları sözcük hiyerarşisini ve parıltılı sözcüklerin egemen­liğini yıktı. Sokaktaki adamı ön plana çıkar­dı. Biçim şiirin kalıbıyken, kendisi haline geldi.

orhan-veli-kanikGarip’ten sonra, özellikle de Yaprak der­gisi döneminde yeni eğilimler içine giren Orhan Veli, Sabahattin Eyuboğlu’nun halk­çı sanat anlayışına yaklaşan ürünler verdi. Şaşırtıcılıktan, yadırgatıcılıktan uzaklaşır­ken, duygular, yaşama sevinci, gündelik yaşamın ve sokaktaki insanın sorunları ağır­lık kazanmaya başladı.

Orhan Veli’yi değerlendirirken şiirinin ge­çirdiği aşamaları göz önünde tutmak gere­kir. O tek bir şiir yazmamış, durmadan aramış, yeni biçimler denemiş ve bunu yaparken de hem kendini hem de Türk şiirini ileriye götürmüştür. Türk edebiyatına en büyük katkısı da şiiri seçkin sınıflara özgü olmaktan çıkarıp “demokratikleştirme”sidir.

Orhan Veli Kanık Eserleri:

Şiirlerini, 1945’te kendi şiirleriyle genişle­terek yeniden yayımladığı Garip, Vazgeçe­mediğim (1945), Destan Gibi (1946), Yenisi (1947), Karşı (1949) adlı yapıtlarda topladı. Bu kitaplara girmeyen şiirleri, kitaplarda yer alan şiirleriyle birlikte Bütün Şiirleri (1951, 1987) başlığı altında kitaplaştırıldı. La Fontaine (La Fontaine’in Masalları [1948, 2 kitap]), Moliere, Gogol, Sartre gibi yazarlardan çeviriler de yapan şairin düz ya­zıları, eleştirileri ve öyküleri de ölümünden sonra Nesir Yazıları (1953; 2. bas. Denize Doğru, 1969) başlığıyla yayımlandı. Bütün Yazıları ise 1982’de (yb 1992) yayımlandı. Orhan Veli ayrıca Nasreddin Hoca’nın fık­ralarını da şiirleştirerek Nasrettin Hoca Hi­kâyeleri (1949) adı altında toplamıştır. La Fontaine’in Masalları ile Nasrettin Hoca Hikâyeleri 1989’da tek bir kitapta toplan­mış, Orhan Veli’nin çeşitli şairlerden yaptığı çeviriler de Batı’dan Şiirler (1953) ve Çeviri Şiirler (1982, 1990) adlarıyla yayımlan­mıştır. Orhan Veli’nin Hayatı ve Orhan Veli’nin Eserleri Edebi Kişiliği hakkında bilgi.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Devran Avcı dedi ki:

    garip akımının şiirleri bana uygun degil bir tat yok şeyh galibi fuzuliyi okuduktan sonra bence:=)

YORUM YAZ