Max Beckmann Hayatı ve Eserleri

Max Beckmann Hayatı ve Eserleri
  • 15.06.2013

Max Beckmann Eserleri, Max Beckmann Hayatı

Max Beckmann, (d. 12 Şubat 1884, Leipzig – ö. 27 Aralık 1950, New York kenti), yapıtlarında 20. yüzyılın trajik olay­larını yansıtmak amacıyla kullandığı şiddet öğesiyle tanınan dışavurumcu ressam ve özgün baskı sanatçısıdır.

1900’den 1903’e değin öğrenim gördüğü eskiye bağlı Weimar Güzel Sanatlar Oku­lu’nda öğretmeni Hans von Marees’in idea­list klasikçiliğinin etkisinde kaldı.

1904’te Berlin’e taşman Beckmann, orada izlenimci Alman ressam Lovis Corinth’in güçlü ve yoğun fırça işçiliğini benimsedi. İki yıl sonra da, bir grup art-nouveau sanatçısının kurduğu ünlü Berlin Sezession toplulu­ğuna katıldı. Daha önceki ilerici anlayışla­rını bir yana bırakarak geleneksel bir tarza dönen topluluğun bu tutumunu Beckmann da benimsedi. Ama aynı yıl dışavurumcu Norveçli ressam Edvard Munch ile tanıştık­tan sonra, onun eğrisel çizgilerin egemen olduğu kasvetli kompozisyonlarından etki­lenerek dışavurumcu bir üsluba yöneldi.

max-beckmann

Beckmann I. Dünva Savaşı sırasında ilk yardım görevlisi olarak çalıştı. Ölü ve sakatlanmış askerlerle karşılaşmanın yarat­tığı sarsıntı, sanatının değişmesine yol açtı; Beckmann olgunluk dönemi yapıtlarının be­lirleyici öğeleri olan sefil, çoğu zaman kor­kutucu imgelere yer vermeye başladı. New York kentindeki Modern Sanat Müzesi’nde bulunan çarpıtılmış figürlerin yer aldığı “Çarmıhtan Indiriliş” (1917) adh tablosu ve bu resmin tamamlayıcısı olan ve Missouri’ deki St. Louis Sanat Müzesi’nde bulunan “İsa ve Kadın Zina Durumunda” (1917) adlı yapıtı onun bu yeni eğiliminin ürünleridir. “Gece” (1918-19, Kuzey Ren-Vestfalya Sa­nat Koleksiyonu, Düsseldorf, Almanya) ad­lı tablosundaki karabasanı andıran sadizm sahnesi, özellikle seçilmiş itici renkler ve garip biçimler, hep Beckmann’ın insanoğlu­nun canavarlığı karşısında duyduğu dehşeti ortaya koyar.

1932’de Naziler, sanatının “yozlaşmış” (ıentartet) olduğunu öne sürerek Beckmann’ı Frankfurt’taki Stâdel Sanat Okulu’ndan istifa etmeye zorladılar. Bunun üzerine Berlin’e dönen Beckmann orada “Aynlış”ı (1932-33, Modern Sanat Müzesi, New York kenti) yaptı. Bu, onun en önemli yapıtlarını oluşturan büyük boyutlu alegorik triptikle­rinin birincisiydi.

Almanya’daki koşullara dayanamayan Beckmann 1937’de Amsterdam’a kaçtı. 1947’de ABD’ye gitti, Mişsouri’de St. Louis kentindeki Washington Üniversitesi’nde üç yıl öğretmenlik ettikten sonra New York’a yerleşti. Sürgün yıllarının en önemli yapıt­ları arasında “Oyuncular” (1942, Fogg Sa­nat Müzesi, Harvard Üniversitesi), “Karna­val” (1943) ve “Körebe” (1945, Minneapolis Sanat Enstitüsü, Minnesota) vardır. Geç dönem triptikleri, özellikle öldüğü gün ta­mamladığı “Argonotlar” (1950, Mathilde Q. Beckmann Koleksiyonu, New York) daha önceki resimlerinde görülen şiddet temasını sürdürmekle birlikte, Beckmann’ın insan ruhunun yok edilemezliğine olan inancını kanıtlar. Yaptığı çok sayıdaki ken­di portresi, onun duygusal yaşantılarını belgeleyen dokunaklı bir günce gibidir. Max Beckmann kimdir hayatı ve Max Beckmann eserleri hakkında bilgiler aktardık.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ