Leonhard Euler Kimdir İşte Ünlü Matematikçinin Hayatı

Leonhard Euler Kimdir İşte Ünlü Matematikçinin Hayatı
  • 15.04.2013

Leonhard Euler kimdir, sizlere bugün bu dahiyane matematikçiyi ayrıntılı olarak anlatacağız.Leonhard Euler’in eserlerine ayrıca en alttan göz atabilirsiniz. Leonhard Euler, İsviçreli matematik bilginidir. Yeni kav­ram ve yöntemlerle zenginleştirdiği matematik bilimini bütünlüğe kavuş­turan çalışmalarıyla, 18.yy’ın en bü­yük matematikçisi olarak kabul edilir. İşte Leonhard Euler hayatı ve eserleri hakkında detaylı bilgi :

15 Nisan 1707’de Basel’de doğdu, 18 Eylül 1783’te Rusya’nın Petersburg (bugün Leningrad) kentinde öldü. Jacques Bernoulli’nin Basel Üniversitesi’ndeki derslerini izlemiş bir din adamı olan babası­nın da yönlendirmesiyle küçük yaşta matematiğe ilgi duydu. 1720’de girdiği Basel Üniversitesi’nde, tanrı- bilim, felsefe, matematik, dil ve edebiyat derslerine ağırlık veren klasik eğitim programını sürdürürken, üniversitenin matematik profesörü Jean Bernoulli’ye sık sık danışarak kendi kendine matematik bilgisini geliştirdi. 1722’de üniversite öğrenimini, ertesi yıl felsefe dalında yüksek lisans öğrenimini tamamlayan Euler, matematik çalışmalarının ürünü olan ilk makalesi yayımlandığında 19. Paris Bilimler Akademisi’nin açtığı bir yarışmada gemi direklerinin dengeli düzen­lenmesine ilişkin bir incelemesiyle derece aldığında 20 yaşındaydı. O yıllarda, Basel Üniversitesinde öğre­tim görevlisi olmak dileğiyle yaptığı başvuru, boşalan kürsülerden birine atanmayı bekleyen adayların çok­luğu ve Euler’in yaşının küçüklüğü nedeniyle geri çevrilince, yeni kurulan Petersburg Bilimler Akade­misi’nin çağrısını kabul ederek 1727’de Rusya’ya gitti.

leonhard-euler

Öğretmeni Jean Bernoulli’nin oğlu olan ve ken­disini Akademi’ye öneren Daniel B’ernoulli’den başka Jacob Hermann, Joseph-Nicolas Delisle, Goldbach gibi değerli bilim adamlarını çatısı altında toplayan bu yeni bilim kuruluşunda elverişli bir çalışma ortamı bulan Euler, hiçbir zaman isviçre’ye dönmedi. 1731’de fizik profesörlüğüne, iki yıl sonra Daniel Bernoulli’nin Basel’e dönmesi üzerine matematik profesörlüğüne atandı ve Rusya’da yaşadığı on dört yıl boyunca Akademi’deki kuramsal matematik çalışmalarının yanı sıra, haritacılık, gemi yapımcılığı, deniz ulaşımı gibi teknik sorunlarla da ilgilendi.

1740’ta tahta çıkan ve Berlin’in bilim yaşamım canlandırmayı amaçlayan Prusya Kralı II. Friedrich, bu amaçla Euler’i de Berlin’e çağırmıştı. 1741’den 1766’ya değin yaşamının yirmi beş yılını Berlin’de geçiren Euler, kuruluşunda görev aldığı Berlin Krallık Akademisi’nin matematik bölümü yöneticiliğini sür­dürürken, su kanallarının yapımı, para basımı, sigorta sisteminin kurulması, savaş toplarının geliştirilmesi gibi konulara da el attı ve Petersburg Akademisi ile bağlarını hiçbir zaman koparmadı. Petersburg ve Berlin akademilerindeki etkin üyeliği sürerken, 1749’da Londra’daki Royal Society’nin, 1753’te Basel’deki Fizik ve Matematik Derneği’nin, 1755’te Fransız Bilimler Akademisi’nin üyeliğine seçildi. Bir yandan, akademinin yönetimi konusunda II. Fried­rich ile aralarındaki anlaşmazlığın giderek büyümesi, öte yandan kendisini yeniden kazanmak isteyen Petersburg Akademisi’nin ısrarları karşısında, Berlin Akademisi’ndeki görevinden ayrılarak 1766’da Rus­ya’ya döndü. 1738’denberi sağ gözü görmeyen Euler, Petersburg’a döndükten kısa bir süre sonra görme duyusunu tümüyle yitirmesine karşın, olağanüstü güçlü belleği ve akıldan işlem yapma konusundaki inanılmaz yeteneğiyle, ölünceye değin çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Matematik tarihinde eşine az rastlanır bir üretkenlik örneğiyle yaşamı boyunca 500’ü aşkın kitap ve makale yayımlayan Euler, ardında, ölümünden yirmi yıl sonrasına değin Peters­burg Akademisi dergilerinin sayfalarını dolduracak çoklukta yayımlanmamış yapıt bırakmıştı.

Leonhard Euler’in önemi, bir bakıma, kendisinden önce ortaya atılmış bütün teoremleri ve varılmış sonuçları sistemli bir biçimde elden geçirerek bir bütünlüğe kavuşturmasından gelir. Bir yandan matematikte sen­tetik yöntemler yerine analitik yöntemlerin yerleşme­sini sağlarken, bir yandan da bu bilim dalını yeni kavram ve tekniklerle zenginleştirmiştir. Doğal loga­ritmanın tabanı için e, dairenin çevresinin çapına oranı için π, — 1’in karekökü için i, toplam için  , fonksiyon için f, sonlu farklar için Δy, Δ2y gibi pek çok matematiksel simge ilk kez Euler tarafından kullanılmıştır. Uğraştığı her problemi yalnızca mate­matik açısından inceleyen, fizik problemlerinde bile matematiksel bir anlatım yakaladığı anda konuyu fiziksel temellerinden soyutlayıp bir matematik prob­lemine dönüştürmekten kaçınmayan Euler, zaman zaman çalışmalarının kesinlikten uzak olması nede­niyle eleştirilmiştir.

Euler matematiğin hemen her dalıyla ilgilenmişse de, ölümünden sonra 29 ciltte toplanan matematik yapıtlarının yarısından çoğunun analize ayrılmış ol­masından da anlaşılacağı gibi, ilgisini daha çok analiz üzerinde yoğunlaştırmıştır. Analiz konusunda 18.yy ortalarına değin geliştirilmiş bilgilerin bir özeti olan Introductio in analysin infinitorum (“Sonsuzlar Ana­lizine Giriş”), diferansiyel ve integral hesabın temel yapıtları olan Institutiones calculi differentialis (“Di­feransiyel Hesabın İlkeleri”) ve Institutiones calculi integralis (“Integral Hesabın ilkeleri”) gibi üç büyük kitabında, birçoğu kendisi tarafından geliştirilen ve bugün de geçerli olan kurallarla teknikleri derleyen Euler, ayrıca diferansiyel denklemlerin çözümünde basamak derecesinin düşürülmesi ve sonsuz serilerin kullanılması gibi yenilikler de getirmiştir. Bugün “beta ve gama fonksiyonları” diye adlandırılan “birinci ve ikinci Euler integralleri”, eliptik integraller kuramının temel taşlarından olan genel toplama teoremi ve çift katlı integraller, Euler’in integral hesabına kazandırdığı en önemli yeniliklerdir.

Jean ve’Jacques Bernoulli’nin bazı problemler­den yola çıkarak,

loren1

biçimindeki integralleri maksimuma ulaştıran y=y (x) fonksiyonunu bulmak için bir yöntem geliştiren ve bu yöntemi, ^’nin üst basamaklı türevlerini kapsayan F(x,y,y’, y”,…, y(n)) gibi fonksiyonlar için de geçerli olacak biçimde geııelleştiren Euler, bu fonksiyonun sağladığı diferansiyel denklemle de “değişimler” (var­yasyonlar) hesabına katkıda bulunmuştur.

Analizin yanı sıra sayılar kuramıyla da ilgilenen Euler, analitik yöntemleri bu alana da uygulayarak konuya sistemli bir yapı kazandıran ilk matematikçi­dir. Öncelikle, tamsayıların bölünebilirliğine ilişkin savlarla uğraşmış, Fermat’ın bazı teoremlerini yeni­den kanıtlamış ve yeni bölünebilirlik koşulları bul­muştur. x”—a biçimindeki anlatımların verilen bir asal sayıya bölünebilmesinin koşullarını ararken, bugün sayılar kuramının temel taşlarından biri olan kuvadratik resiprosite yasasını bulmuş, ancak kanıtlamayı başaramamıştır. Diophantos denklemlerinden bazıla­rının çözümlerini vermiş, bazılarının ise belirli koşul­larla çözülemeyeceğini göstermiştir. Analitik yön­temleri sayılar kuramına uygulayarak elde ettiği, p asal sayı olmak koşuluyla,

loren22

eşitliği, sonradan Riemann tarafından tanımlanan ve analitik sayılar kuramının en değerli araçlarından biri olan zeta fonksiyonunu vermesi açısından önemlidir.

Leonhard Euler’in geometriye katkıları arasında, üçgenin yüksekliklerinin kesiştiği nokta, çevrel çemberinin merkezi ve ağırlık merkezinden geçen Euler doğrusu ile kenarların orta noktalarıyla yüksekliklerin ayakla­rından geçen Euler çemberi gibi temel kavramların yanı sıra, ikinci ve üçüncü basamaktan yüzeyler ile diferansiyel geometri açısından büyük önem taşıyan özel kavramlar da yer alır. Euler’in, bir O noktası çevresinde dönen katı cisimlerin konumunu belirle­mekte kullandığı açılar bugün de “Euler açıları” olarak anılır.

Euler, bazı problemlerin çözümünde başvurdu­ğu düşünce yöntemiyle, sonradan konum analizi, konbinatuvar topoloji ve çizgeler (graflar) kuramı adı altında dizgeleştirilecek olan yeni matematik dalları­nın da temellerini atmıştır. 1735’te, Königsberg’teki Pregel Irmağı üzerinde bulunan yedi köprünün her birinden yalnız bir kez geçmek koşuluyla, köprülerin tümünü aşarak şehir turu yapmanın olanaksız oldu­ğunu gösteren çalışması, Hamilton, Morgan ve Sylvester’in katkılarıyla geliştirilen ve bugün iktisat ve sosyal bilimlerde de önemli bir uygulama alamı bulan “çizgeler kuramı”nın başlangıcıdır.

Analiz, cebir, geometri, sayılar kuramı, diferan­siyel ve integral hesabı, fonksiyonlar, sonsuz seriler, değişimler (varyasyonlar) hesabı gibi matematiğin hemen her alanına katkıda bulunan Euler, fizik ve astronomi alanında da değerli çalışmalar yapmış, özellikle matematiksel fiziğin gelişmesini büyük ölçü­de etkilemiştir. Daha çok sentetik ve geometrik yöntemlere dayanan mekaniğe analitik yöntemleri başarıyla uygulamış, katı cisimlerin hareketine, es­neklik kuramına, akışkanlar mekaniğine, manyetizma ve optiğe ilişkin çalışmalarıyla bu bilim dalının matematiksel temeller üzerine oturtulmasında önemli bir rol oynamıştır. Astronomide özellikle gök meka­niğine ağırlık vererek, gezegenlerin hareketini, karşı­lıklı çekim etkisinden ileri gelen tedirginlikleri incele­miş, kuyruklu yıldız ve gezegenlerin, özellikle Ay’ın yörüngesini çok küçük bir yanılma payıyla hesaplama olanağı veren yöntemin kuramsal temellerini atmıştır.

Kendisinden önceki matematikçilerin çalışmala­rını sistemli bir yapıya kavuşturan, kanıtları bugünün ölçüleriyle istenilen kesinlikte olmasa da matematiğin birçok dalına yeni yöntem ve kavramlar getiren Euler, bu yöntemleri öbür bilim dallarına da uygulayarak, 18.yy bilim düşüncesinin boyutlarını çağının ötesine götürmeyi başarmıştır.

  • Leonhard Euler Eserleri (başlıca): Mechanica sive motus scientia analytice expósita, 2 cilt, 1736, (“Mekanik ya da Hareket Biliminin Analitik İncelemesi”); Theorıa motuum planeta­rum et cometarum, 1744, (“Gezegenlerin ve Kuyruklu yıl­dızların Hareket Kuramı”); Introductio in analysin infinitorum, 2 cilt, 17^8, (“Sonsuzlar Analizine Giriş”); Institu­ciones calculi differentialis. 1755, (“Diferansiyel Hesabın ilkeleri”); Theoria motus corporum solidorum, 1765, (“Katı Cisimlerin Hareket Kuramı”); Institutiones calculi integralis, 4 cilt, 1768-1794, (“integral Hesabın İlkeleri”); Vollständige Anleitung zur Algebra, 2 cilt, 1770, (“Cebire Ayrıntılı Giriş”); Leonhardi Euleri Opera omnia: Opera mathematica, 29 cilt, Opera mechanica-et astronómica, 31 cilt, Opera physica, miscellanea, epistolae, 12 cilt, (ö.s.), 1911-?, (“Leonhard Euler’in Toplu Yapıtları: Matematik, Mekanik ve Astronomi, Fizik, Diğer Konular, Mek­tuplar”).

Leonhard Euler Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. gizem dedi ki:

    Ben de bu adamın yerinde olmak isterdim adam gerçekten çok zekiymiş

    1. aleyna dedi ki:

      aynen ne kadar zeki bir adam

  2. yaşar altunoglu dedi ki:

    Teşekkürler Google böyle sıradışı insanları bize tanıttıgınız için
    Din adamı olan babanın teşviki ile pozitif ilimlere ve bilimin anası felsefeye gönül verip yaptıgı katkılarla hala unutulmazlar arasında olan Eulerin önünde saygıyla egiliyorum Egitimcilerede bir tavsiyem var sokrattan başlayarak arşimetten nevtona edisondan einsteine bütün bilim adamlarının hayatlarını konu alan bilim tarihi bir dersin ilkokuldan başlıyarak okutulması çok mu zor hem ögretmenler hem ögrenciler bişeyler ögrenmiş olurlar. Mehmet Haberal gibi müstesna bir şahsiyeti zindanda tutan zihniyette belki bir şeyler ögrenir de bilime saygı duyar

  3. Suat Kara dedi ki:

    Böyle bir insana hayran olmamak elde değil.Bu adamların zamanımızda yaşamış olsalardı neler yapabileceğini düşünmenin sınırı yok.

  4. akın uyar dedi ki:

    yazı çok hoş matematik öğretmeni olarak bu bilgilerin öğrenciler tarafındanda okunmasını isterim

YORUM YAZ