Kendini Arayan Adam Özet

Kendini Arayan Adam Özet
  • 13.12.2015

Yazar, 1979 senesinin sonbahar ayında Adana’ya gitmek için yola çıkar ve Salih Gökkaya isimli biriyle Kayseri’den yola devam ederler. Yolculuk sırasında otobüs şoförü şarkı söylemek isteyenin mikrofonu kullanabileceğini söyler. Bunun üzerine Salih Gökkaya şarkı söylemeye kalkar. İki şarkı söyler ve insanları etkiler.

Yolcularla sohbet etmeye başlayan Salih, rejimden rahatsız olduğunu belirten cümleler kurmuştur. Bu sırada ise yazar bir şeyler söylemek istemektedir ancak kendisini tutmaktadır. Tam bu sırada arabanın tekeri patlar ve beklerken yazar, bu adamla konuşmaya başlar ve ondan faydalanmak istediğini söyleyerek “İnsan nedir?” diye sorar. Bu soru karşısında Salih Gökkaya şaşırır ve aynı soruyu yazara kendisi sorar. Yazar ise bu sorunun çok kolay olmadığını ve bu konu üzerine yazılmış bir kitabı olduğunu isterse beraber okuyabileceklerini söyler ve bu teklifin üzerine bir köşede kitabı okumaya başlarlar. İki adam Adana garajına kadar kitap üzerine tartışırlar. Tartışma sırasında Salih Gökkaya yazarın sorulara olan cevaplarını hayranlıkla dinlemiştir.

Otobüsten inerken iki kişi yazarın bir tanıdığının evinde buluşmak üzere anlaşırlar. Mühendis olan yazar, Salih Gökkaya’nın yıllardır kafasında biriktirdiği sorulara cevap veren ve yıllardır aradığı kişidir ve yazarın vermiş olduğu cevaplar da aklına yatmıştır.

Salih Gökkaya ve yazar arasındaki ikinci muhabbet sabah namazına kadar devam etmiştir ve bu sohbet arkasından da Salih Gökkaya kafasında bir çok soru işaretini çözmüştür. Öyle ki senelerdir komünist olan Salih Gökkaya, adeta nurani bir kişi olmuştur. Beraber sabah namazı kılarlar bu sırada Salih, namazı gözyaşları içinde bitirir.

Bir süre sonra Salih, oğlunu ziyaret etmek için Amerika’ya gider ve orada felç geçirir bu durum akabinde de yoğun bakıma alınır. Tedavi olduğu bu sürede bir rüya görür. Bu rüyada; Üstad Bediüzzaman arkasında bir zatla Salih’in odasına girer. Salih’in ağladığını görünce gülümser ve Salih’in çok büyük günahlarının olduğunu ancak Risale-i Nur’un onun hayatına kefil olduğunu ve bununla birlikte bu kötü hastalığın aslında onun günahlarının kefareti olarak verildiğini söylemiştir.

Salih Gökkaya, 4 yıl sonra memleketine dönmüştür. Risale-i Nur kitaplarını okuyamadığından dolayı torununa okutmuştur ve sesini kasete kaydetmiştir ve bundan sonraki hayatı böyle devam etmiştir.

Kendini Arayan Kitabının Özeti İçin Yorumlarınızı Hemen Bize Yazın. 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. KAHRAMAN dedi ki:

    Ulan bu kitap kafamdaki hiçbir soruyu cevaplamadı bana tavsiye eden arkadaşım yanlış tavsiye etmiş benim kafamdaki sorular bambaşka ona bir yanıt bulan olursa valla helal olsun eğer sorumu bilmek isterseniz benimle iletişime geçebilirsiniz tabi ne kadarını cevaplayabilirsiniz o size kalmış…

  2. azmi dedi ki:

    kimse kimsenin günahına kefil olamaz. bana fazla inandırıcı gelmedi.

  3. guzel ama dedi ki:

    Bence biraz daha uzun tutulmuş olsaydı daha güzel ilabilirdi..

  4. A Şe Ke dedi ki:

    Eyvallah çok işe yaradı kafamdaki sorular gitti <3<3

YORUM YAZ