İlk gözlemevini kim kurdu

İlk gözlemevini kim kurdu
  • 13.03.2013

Gözlemevi ne zaman kuruldu, ilk gözlemevini kim kurdu

Gözlemevi tarihçesi, Optik gözlemevlerinin tarihi çok eskilere dayanır. Modern gözlemevlerinin ilk örnek­leri olan bu yapılar monolit (büyük boyutlu tek parça taş) strüktürlerdi. Bunların en ünlüsü, IÖ 2500-1700 arasında İngiltere’de kurulan Stonehenge’dir. Bunlar gerçek göz­lemevi olmaktan çok, başlıca işlevleri dinsel amaçlar için takvim hazırlamak olan yerler­di. Güneş’in ve Ay’ın hareketleri, yapıya özel olarak yerleştirilen taşların yardımıyla izlenirdi. Aynı dönemde Babilli astrolog rahipler de, taraçalı biçimde inşa ettikleri zigguratlarda Güneş’in, Ay’ın ve gezegenle­rin hareketlerini gözlemliyorlardı. Meksi­ka’da Yucatan Yarımadasındaki Yerliler ise El Caracol (Salyangoz) adını verdikleri kubbeli yapılarda benzer gözlemler yaptı­lar. Burada da, herhangi bir bilimsel aygıtın kullanıldığına ilişkin bir kanıt bulunmamıştır.

Hıristiyanlık öncesi astronomların en bü­yüğü olarak kabul edilen Hipparkhos tara­fından İÖ 150’lerde Rodos Adasında kuru­lan gözlemevi, belki de, gökcisimlerinin konumlarını duyarlı bir biçimde ölçmek için astronomi aygıtlannm kullanıldığı ilk gözlemeviydi. Hipparkhos burada yalpalama (presesyon) olayını keşfetti ve gökcisimleri­nin parlaklığını belirleyen kadir sistemini geliştirdi. Teleskop öncesi önemli gözlem­evlerinden biri de Uluğ Bey’in 1420’lerde Semerkand’da kurduğu yapıdır. 1576’da Hven Adasındaki Uraniborg’da kurulan gözlemevi ise, Danimarka kralı Frederick tarafından Tycho Brahe için inşa ettirildi.

Gökyüzünü incelemekte kullanılan ilk op­tik teleskop, Flaman mercek ustalarının bilgilerinden yararlanan Galileo Galilei ta­rafından yapıldı. Astronomi incelemeleri yapmak amacıyla kurulan ilk büyük mer­kezlerde, yalnızca bir düzlemde hareket edebilen teleskoplar kullanıldı. Bunların başlıcaları, yalnızca yerel meridyen boyunca hareket eden geçiş aleti ve meridyen dür­bünleriydi. 18. ve 19. yüzyıllarda, Londra’ daki Greenwich’te, Paris’te, Cape Town’da ve Washington D.C.’de kurulan bu tür merkezlerde astronomlar, Yer’in kendi ek­seni çevresinde dönmesine dayalı olarak yıldızların geçişini gözlemleyerek, konum ölçümlerini duyarlılaştırdılar. Alman asıllı İngiliz astronom William Herschel, İngiltere’deki Slough’ta kurduğu gözlemevine kendi yapımı olan 122 cm çapındaki metalik dökme aynalı ve 17 m odak uzaklıkh teleskopu yerleştirdi. Yapımı 1789’da tamamlanan teleskop 18. yüzyılın bir teknik harikası olarak kabul edilmişti. Günümüzde, dünyanın en büyük optik teleskoplarının bir arada bulunduğu yer Arizona’nın güneyinde, Tucson yakmlann- daki Kitt Peak Tepesi dir. Bu teleskopların çoğu Kitt Peak Ulusal Gözlemevi’ne, bazıla- n da Arizona Üniversitesi Steward Gözlem­evi ve Ulusal Radyoastronomi Gözlemevi (NRAO) gibi kuruluşlara aittir. Bu aletler arasmda en önemlileri 4 m çapındaki Ma- yall teleskopu ve türünde dünyanın en büyüğü olan McMath güneş teleskopudur. Modern optik teleskoplar arasmda dünya­daki en büyük teleskoplar, Kafkas Dağlarında Pastukhov Tepesine kurulmuş olan 6 m çapındaki yansıtıcı teleskop ve California’da San Diego yakınlarındaki Palomar Dağında bulunan 5 m çapındaki Hale teles­kopudur. Arizona’da Hopkins Doruğuna kurulmuş olan 4,5 m çapındaki çok aynalı teleskopun sistemi oldukça gelişkindir.

1930’lardan başlayarak evren, tayfın radyo bölgesinde de gözlemlenmeye başladı. 1931’de ABD’li mühendis Kari Jansky, doğrusal yöneltilen bir antenin yardımıyla Samanyolu Gökadası’nın merkezinden ge­len sinyalleri saptadı. Bundan hemen sonra ABD’li mühendis ve astronom Grote Re­ber, 9,4 m çapında çanak biçiminde bir radyoteleskop yaptı. Günümüzde radyoteleskoplarla birkaç mi­limetreden 20 metreye kadar dalgaboylu bölgelerin gözlemi yapılabilmektedir. Bu teleskoplann çoğu çanak biçiminde olmakla birlikte önemli teknik farklılıklar taşır. Dünyanın yöneltilebilen en büyük çanağı, İngiltere’de Cheshire’deki Jodrell Bank’ta kurulu olan 96 m’lik teleskoptur. En büyük tek parça radyoteleskop ise Porto Riko’daki Arecibo’da kuruludur. Çanak, dağın yüze­yine açılan bir oyuğa yerleştirilmiştir. Aygı­tın ana anteninin çapı 304 m’dir. Bir başka önemli teleskop da, Ulusal Radyoastronomi Gözlemevi’nce işletilen Very Large Array’dir (VLA). Socorro yakınında kurulan VLA, 27 tane 25 m çapında radyoteleskop tan oluşmaktadır. Bunlar hem istendiği gibi yönlendirilebilmekte, hem de büyük bir Y harfini oluşturan raylar üzerinde hareket ettirilebilmektedir. Büyük Y harfinin her kolunun uzunluğu 21 km’dir. Radyo ya da optik olsun, her teleskopun ayırma gücü yarıçapının büyüklüğüne bağlı olarak artar.

VLA’nın tek tek çanakları, aygıtın etkin çapı 27 km olan çok büyük bir radyoteles­kop gibi çalışmasını sağlayacak bir düzende yerleştirilmiştir. VLA’nın başlıca amacı kozmik radyo kaynaklarının çok yüksek ayırma güçlü görüntülerini elde etmektir.

Gözlemevini ilk kimler kurdu, gözlemevi tarihçesi

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ