Düğme Nedir – Düğmenin Tarihçesi

Düğme Nedir, Düğmenin Tarihi Hakkında Bilgi

Düğme, giysi, yorgan gibi eşyaların açık yanlarını birbirine tutturmak amacıyla, üstündeki deliklerle ya da bir halkayla dikile­rek öbür yanda bulunan bir ilik ya da ilmekten geçirilen, sert malzemeden yapıl­mış ve genellikle yuvarlak biçimli küçük parça. Giysilerde yalnızca süs amaçlı ve ilikleme işlevi olmayan düğmeler de sık sık kullanılır.

Eski Yunanlılar ve Etrüskler tüniklerini omuzlarından tutturmak için düğmelerden ve halkalardan yararlanırlardı. Ortaçağ Av­rupa’sında 13. yüzyılda düğme iliği bulununcaya değin giysi yakalan broş ya da kopçayla tutturulurdu. Daha sonra düğme öylesine tutuldu ki, bazı ülkelerde düğme kullanımını sınırlayan yasalar çıkarıldı.

14. yüzyıla gelindiğinde giysilerin dirsek­ten bileğe ve boyundan bele kadar olan bölümleri hem süs olarak, hem de ilikleme amacıyla düğmelerle kaplanıyordu. Altın, gümüş ve fildişi düğmeler zenginliğin ve toplumsal konumun bir göstergesi durumu­na gelirken, bakır ve alaşımlarından da pahalı düğmeler yapılmaya başladı. Metal işlemecileri çoğu kez bu düğmeleri fildişi, bağa ve mücevher parçalarıyla daha da güzelleştiriyordu. En çok kullanılan düğmeler kemik ve tahtadan yapılanlardı. Bu düğmeler sonra­dan kumaş kaplanan düğmelere de temel oluşturdu. Bir tel halkanın üzerine iplik şarılmasıyla kalın iplik düğmeler yapıldı. Özel bazı giysilerde süslü düğmelerin akse- suvar olarak kullanımı yaygın olmasına kar­şın, 18. yüzyılda kumaş kaplı düğmelerin yerini pahalı madenlerden ve fildişinden düğmeler aldı. Döküm ve baskı tekniğiyle düğme yapmak amacıyla dönemin iyi bili­nen alaşımlarından sert kalay kullanılmaya başladı. Ama bu düğmeler varlıklı çevreler­ce pek tutulmadı. Bu arada özellikle kala­min pirincinden dökme, süslü ve özel tasa­rımlı düğmeler hem askeri, hem sivil giysi­lerde yaygın bir kullanım kazandı.

18. yüzyıl ortalarında, James Watt’m orta­ğı İngiliz imalatçı Matthew Boulton, parla­tılmış çelik fasetaları çelik levhalara tuttura­rak parlak ve pahalı kesme çelik düğmeleri yarattı. Fransa’da kesme çelik düğmelerin fasetaları işlemeli süslerle daha da geliştiril­di. 19. yüzyıl başlarında daha ucuza mal olan işlemeli, çelik baskı düğmeler yapıldı. Cıva ve altın karışımına batırılarak altın kaplanan pirinç düğmeler de yaygınlaştı. Çelik baskı düğmelerin ortaya çıktığı sıra­larda, Danimarkalı imalatçı B. Sanders İngiltere’de çift katlı çelik düğmeler üret­meye başladı. Bu düğmeler iki ince metal diskin arasına küçük bir bez parçası ya da mukavva yerleştirildikten sonra kenarlar­dan sıkıştırılarak yapılıyordu. 1830’lara doğru kumaş kaplı düğmeler artık mekanik olarak üretiliyordu. Ayrıca yüksek ısıda plastik özelliği kazanan, kesilip boyanabilen ve biçimlendirilebilen hayvan boynuzları ve toynakları da kullanılmaya başladı.

Bu dönemde seramik ve camdan yapılan düğmeler de vardı. Özellikle Fransızların uzmanlaştığı porselen düğmeler elde boya­narak ya da ipek kâğıt aracılığıyla renkli desenler aktarılarak süsleniyordu. Düğme yapımında kullanılan renkli camların çoğu Bohemya’da (bugün Çekoslovakya) üretili­yordu.

Japonya’da elde boyanan, geleneksel mo­tiflerle süslenmiş seramik düğmeler gelişti­rildi. Çin ise kalın bir kırmızı vernik tabakasının inceden inceye oyularak süslen- mesiyle yapılan tahta düğmelerde uzman- laştı. Verniklenmiş papiermâche düğme­ler Avrupa’da 1800’lerin sonunda yaygın­laştı.

Düğme yapımında deniz yumuşakçalarının incimsi kabuklarının (sedef) kullanılması üretimin mekanikleşmesiyle birlikte arttı. Nitrik asit çözeltisiyle katmanlara ayrılan kabuklar boru biçimli testerelerle kesiliyor­du. Böylece elde edilen düğmelere dikim için delikler açılıyor, ayrıca mekanik olarak süslemeler oyuluyordu. Düğme yapımında önceleri yalnızca denizkabukları kullanılı­yordu; 1890’larda Amerikalı imalatçı John F. Boepple Mississippi Irmağı ve kolları boyunca bol miktarda bulunan tatlı su midyelerinin daha az parlak kabuklarını kullanmaya başladı.

Güney Amerika’da yetişen fildişi ağacının (bir tür palmiye) meyvesinden elde edilen bitkisel fildişinden yapılma düğmeler, 1800’lerin ortasında üretilmeye başladı. Bit­kisel fildişinden kesilen kalın dilimler fırın­lanarak tıpkı kabuktan elde edilen düğme- lerdekine benzer biçimde işleniyordu.

20. yüzyılda süs işlevini büyük ölçüde yitiren düğme, çoğu giyside yerini fermuara bıraktı. Günümüzde düğmeler daha çok selüloz, polistiren ve polinivil reçineleri gibi plastik maddelerden yapılmaktadır. Düğme desenleri de genellikle soyut ve geometrik biçimler almıştır. Seri üretim yapan makine­lerde ya toz haline getirilmiş plastiğin sıkıştırılmasıyla ya da sıvı plastiğin küçük deliklerden püskürtülmesiyle kalıp düğme­ler üretilmektedir.

Bu arada sanatsal özellik ve üstün işçilikle­rinden dolayı koleksiyoncuların topladığı eski düğmelerin değeri giderek artmaktadır. Bu tür düğmelerin arkasında genellikle düğmeyi yapanın adı, yapım tarihi ve yeri yazılıdır. Düğmenin tarihteki yeri yani tarihçesi hakkında bilgiler verdik.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.