Deng Xiaoping kimdir

Deng Xiaoping kimdir
  • 17.02.2013

Deng Xiaoping biyografi hayatı hakkında bilgiler, Deng Xiaoping kimdir

Deng Xiaoping (Doğum tarihi 22 Ağustos 1904, Sichu­an, Çin- ölüm tarihi 19 Şubat 1997), 1970’lerin sonları ile 1980’ler boyunca Çin’in en güçlü adamı olan Çin Komünist Partisi (ÇKP) önderi. Mao Zedong’dan sonra izlenen yeni politikaların belirlenmesinde ve Batı’yİa ilişkilerin geliş­tirilmesinde önemli rol oynamıştır. Fransa’da (1921-24) ve SSCB’de (1925-26) öğrenim gördü. Fransa’da bulunduğu yıllar­da komünist hareket içinde etkin olarak yer aldı. Ülkesine döndükten sonra Mao’nun Çin’in güneybatısında oluşturduğu Jiangxi Sovyeti’nin askeri ve siyasal örgütlenmesin­de önemli görevler aldı. Ardından Çinli komünistlerin kuzeybatıda yeni bir üs oluş­turmak için başlattıkları Üzün Yürüyüş’e (1934-35) katıldı. Japon işgali sırasında Sekizinci Yol Ordusu’nun siyasi komiserli­ğini yaptı. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurul­masından sonra, 1952’de başbakan yardım­cılığına getirildi. Daha çok ÇKP’nin örgüt­sel çalışmalarında görevler üstlendi. 1954’te Parti genel sekreteri, 1955’te de Politbüro üyesi oldu.

deng1950’lerin ortalarından başlayarak iç ve dış politikaların belirlenmesinde önemli rol oy­nadı. Temmuz 1963’te Moskova’ya gönde­rilen Çin heyetine başkanlık yaptı. Bu dönemde, ekonominin geliştirilmesi için, nitelikli teknisyenler ve yöneticiler kadrosu­nun yetiştirilmesini ve maddi özendirmeyi savunan Liu Shaoqi gibi pragmatik önderle­re yakın bir tutum benimsedi. Bu tutumu, devrimci coşkuyu ekonomik gelişmenin de itici gücü olarak gören ve eşitlikçi politikala­rı savunan Mao’yla giderek çatışmasına neden oldu.

Çin Kültür Devrimi sırasında radikal kana­dın saldırılarına hedef oldu ve 1967-69 arasında bütün görevlerinden alındı. 1973’te Başbakan Zhou Enlai’nin desteğiyle yeni­den saygınlık kazanarak başkan yardımcılığına getirildi. 1975’te ÇKP Merkez Komite­si başkan yardımcısı, Politbüro üyesi ve genelkurmay başkam oldu. Zhou’nun has­talığı sırasında fiilen hükümet işlerinin başı­na geçtiğinden, onun ardılı olarak görülme­ye başladı. Ama onun ölümünden (Ocak 1976) hemen sonra “Dörtlü Çete”nin baskıları sonucu ikinci kez yönetimden uzaklaştı­rıldı. Mao’nun ölümünü (Eylül 1976) ve onun yerine geçen Hua Guofeng’in “Dörtlü Çete”yi tasfiye etmesini izleyen gelişmeler içinde, yeniden öne çıktı. Temmuz 1977’ye değin geçen süre içinde daha önceki görevlerinin tümünü yeniden üstlendi. Daha sonra parti yönetimi içinde geniş bir destek kazanmayı başararak, Hua’ nın konumunu adım adım zayıflatma yolu­na gitti. Sonunda 1980-81’de Hua başba­kanlığı ve parti önderliğini Deng’in yan­daşlarına bırakmak zorunda kaldı; başba­kanlığa Zhao Ziyang, ÇKP genel sekre­terliğine Hu Yaobang getirildi. Deng ar­ka planda kalmakla birlikte, birinci adam olarak etkili bir konum kazandı. Böylece öteden beri savunduğu Dört Modernleşme programını uygulama olanağım buldu. Çin’ in siyasal ve ekonomik yaşamında hemen her alanda önemli reformlara girişti. Ve­rimli ve kontrollü bir ekonomik büyümeyi sağlamak amacıyla, uzun vadeli ekonomik planlarda merkeziyetçiliği yumuşatarak es­nek politikalar geliştirdi. Köylülere üretim ve kâr konusunda daha geniş bir denetim ve sorumluluk vererek, tarımsal üretimin bir­kaç yıl içinde hızlı bir artış göstermesini sağladı. Ekonomik kararların alınmasında bireysel sorumluluğa önem vererek, çalışma yaşamında maddi özendirme sistemini geliş­tirdi. İyi eğitilmiş nitelikli teknisyenlerin ve yöneticilerin yetiştirilmesine ağırlık verdi. Parti içinde reformlara karşı çıkan kanada, yetersiz ve yozlaşmış unsurlara karşı geniş bir temizlik harekâtına girişti. Yaşlı kadro­ların çekilerek yerlerini yeni politikalara ayak uydurabilecek genç ve eğitilmiş kadro­lara bırakmasına dönük bir gençleştirme hareketi başlattı. Dış politikada Çin’in Ba­tı’yla ticari ve kültürel ilişkilerini güçlendir­me yoluna gitti. İngilizlerin denetimindeki Hong Kong’a ve Tayvan’daki milliyetçi yönetime karşı ılımlı politikalar izledi.

Deng parti ve hükümet içindeki en göze çarpıcı mevkilerden uzak durdu. Ama gene de Politbüro’nun güçlü Daimi Komite’sinin üyesiydi ve Merkezî Askeri Komisyon’un başkanı sıfatıyla ordunun denetimini elinde tutuyordu. Aynı zamanda partinin başkan yardımcısıydı. Hem bu resmî görevleri, hem de görüşlerinin parti içinde taşıdığı ağırlık sayesinde 1980’ler boyunca ülkenin başlıca politika üreticisi oldu. 1987’de Merkez Komitesi’nden, dolayısıyla Politbüro ile Daimi Komite’sindeki görevlerinden çekildi. Böylece, reformlarına karşı çıkan ya da direnen çok sayıda yaşlı parti yöneticisini de emekli- dengeye ayrılmak zorunda bıraktı. Aynı yıl Hu Yaobang genel sekreterlik görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Deng 1989 baharında Pekin’de başlayarak bütün ülkeye yayılan demokrasi yanlısı öğrenci hareketlerini “karşıdevrimci bir ayaklanma” biçiminde niteleyerek gösteri­lerin askeri birliklerce bastırılmasını destek­ledi. “Karşıdevrimci” suçlardan hüküm giyenler halkın önünde idam edildi; öğrencile­rin ve aydınların Marksist-Leninist ideolo­jiyle “yeniden eğitilmesi” gibi Mao dönemin­den kalma yöntemler yeniden uygulamaya kondu. Hu’ııun ardından genel sekreterliğe getirilmiş olan reform yanlısı Zhao bütün görevlerinden alındı, yerine Jiang Zemin geçti. Deng 9 Kasım 1989’da Merkezî Aske­ri Komisyon’un başkanlığından da çekildi. Ama yönetimde hiçbir resmî konumu olma­masına karşın partinin en yetkili önderi olmayı sürdürdü.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ