Bükün Ne Demek Anlamı

Bükün Ne Demek Anlamı
  • 17.07.2013

Bükün Ne Demek, Bükün Hakkında Kısaca Bilgi

Bükün, dilbilimde, zaman, kişi, sayı, cins, kip, çatı ve durum ayrımlarını belirtmek için bir sözcüğün biçiminde değişiklik yapıl­masıdır. Örneğin İngilizcede bükün genellikle son eklerle yapılır ve şu durumlarda kullanı­lır: Çoğul adlar (cat “kedi”, cats “kediler”); üçüncü kişi, tekil, şimdiki zaman (I buy “satın alıyorum”, he buys “satın alıyor”); geçmiş zaman (we walk “yürüyoruz”, we walked “yürüdük”); artıklık derecesi (big “büyük”, bigger “daha büyük”, biggest “en büyük”). Bükünün bir başka türü, sözcüğün gövdesindeki ya da ana bölümündeki deği­şikliklerle yapılır: Sing, sang, sung (“şarkı söylemek” eyleminin geçmiş zaman biçimle­ri ve goose (“kaz”), geese (“kazlar”) gibi. Eski izlanda dilindeki u- gövdesine sahip skjoldr (“kalkan”) adının çekiminde, hem sözcüğün gövdesinde değişiklik yapılır, hem de sonek eklenir: Sözcüğün tekil yalın durumu skjoldr, tekil tamlayan durumu skjaldar, çoğul yalın durumu ise skildir biçimindedir. Latince, İspanyolca, Fransız­ca ve Almanca gibi birçok dilin çok daha kapsamlı bir bükün sistemi vardır. Örneğin İspanyolcada eylemler kişiye ve sayıya göre değişiklik gösterir: Vivo, vives, vive, viven (“yaşıyorum, yaşıyorsun, yaşıyor, yaşıyor­lar”) gibi. Birçok dilde, özellikle de Hint- Avrupa dil ailesinden olmayan dillerde bükün, önek ve içeklerle (sözcüğün gövde­sinin önüne ya da içine konan ekler) ger­çekleştirilir. Bükün sözcük türlerini değiş­tirmez, bu yönüyle de türetmeden ayrı­lır. Türetme, önek ve sonekler kullanılarak yeni sözcüklerin oluşturulmasıdır. Türetilen yeni sözcükler, daha sonra bükün yönte­miyle değişikliğe uğrayabilir.

Bükünlü dil terimi bazen daha dar bir anlamda, dillerin tipolojik sınıflandırılma­sında bireşimli dillerin bir alt türünü (örn. Latince) belirtmek için kullanılır. Bütün bireşimli dillerde, terimin geniş ve en yaygın anlamında bükün görülür.

Türkçe bükünlü diller öbeğine girmez. Türkçede önek ye içek yoktur, yalnızca sonek vardır. Ama bazı dil bilimciler “apa­çık”, “çarçabuk”, “dosdoğru”, “masmavi”, “yemyeşil” gibi sözcüklerdeki “p”, “s”, “r”, “m” biçim birimleri ile kimi bileşik sözcük­lerde yer alan “alt”, “art”, “iç”, “ön”, “son” gibi biçim birimleri önek olarak değerlen­dirme eğilimindedir. Türkçede çekim ve türetme son eklerle yapıldığı için köklerde herhangi bir değişiklik görülmez. Örneğin “göz”, “göz-lük-çü-lük”; “al-mak”, “al-dır- t-acak-sa-nız” gibi. Bununla birlikte bazı çekimli ve türetilmiş örneklerde kökün değiştiği dikkati çeker. Örneğin “ben”, “sen”, “o” gibi kişi adıllarıyla “bu”, “şu”, “o” gibi gösterme adıllarının yönelme duru­mu eki (“-e”) almış biçimleri şöyledir: “Ben”, “bana”; “sen”, “sana”; “o”, “ona”; “bu”, “buna”; “şu”, “şuna”; “o”, “ona”. Şu örneklerde de kök değişikliği vardır: “Kü- çük-rek”, “küçü-rek”; “ılık-cak”, “ılı-cak”; “oyun-a-mak”, “oyna-mak”. Sözcüğün biçi­minde değişiklik olduğunu gösteren bu örnekler, ancak ses bilimsel ve biçim bilimsel değişikliklerin bir sonucu olarak değerlen­dirilebilir. Bükün Nedir, Bükün Anlamı hakkında bilgi.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ