Bir Aracın Geliştiricisi Kadar Mucidi de Unutulmamalıdır

Bir Aracın Geliştiricisi Kadar Mucidi de Unutulmamalıdır
  • 05.04.2013

Bugün Kullandığımız ve Hayatımızı Kolaylaştıran İcatların Mucitlerini Takdir Etmeyi Unutmayalım

Asrımızda elektrik, kimya ve hayvancılık kollarında görülen gelişmeler mühim olmakla beraber, bunlar insan­ların tarihî devirlerden çok evvel başlayarak adım adım ulaştıkları ilerlemelerle mukayese edilmez. Meselâ, lisan­ların gelişip terakki etmesini, ateş yakılmasını, tarla sü­rülmesini tekerleğin icadını, dokuma tezgâhını, çömlek­çilik ve mâdenî âletler imalini ele alalım. Bunların mükemmelleşmesi için icat edildikleri tarihten beri binlerce sene geçmiştir.

Çok eski zamanların iptidaî devirlerinde tabiat dik­katle incelenirken bazı bitkilerin şifa verici hassaları an­laşılmış ve hububat ekimi için en elverişli tohumlar bu­lunmuştur. Etraftaki hayvanların denenmesile ipek bö­ceğinden file kadar faydalı olanlar seçilerek evcilleştiril­meye başlanmıştır. Bugünün geniş ilim dünyası bütün araştırmalarına rağmen, bunlara ilâve edilecek yeni şey­ler keşfedemedi.

Ecdadımız silah, âlet ve edevat yapmaya yavaş yavaş giriştiler; kayıklar ve evler yaparak önemli birçok zanaat çeşitleri icat ettiler. Ticareti genişleterek sulhsever mil­letler arasındaki münasebetleri arttırdılar. Seneler bo­yunca yetişen nesiller babadan oğula, anneden kıza, usta­dan çırağa devredilen bilgiyi biraz daha ilerletmeye çalış­tılar. ilim sahasında gece gündüz devam eden çalışmalar içimizde ve etrafımızda mevcut esrarı çözmek, karanlığı biraz olsun aydınlatmak ve beşeriyete yeni imkânlar bul­mak içindi. Binlerce seneye gömülü bu sonsuz uğraşma­da muazzam ve şerefli bir mazi gizlidir.

Dünyadaki bütün milletlerde çalışmalar aynı şekilde devam ediyor. Hepsinin yolu birbirine benzer. Kimi ilerde, kimi daha henüz başlangıçtan ayrılmış durumdadır. Çok ilerleyenler bazen durur veya yollarına çıkan engeller yü­zünden yavaşlar; bu sefer ötekiler onları geçer. Beyaz ırk devrimizin önderliğini yapmaktadır, fakat bunun de­vam edip etmeyeceği belli değildir.

3000 sene evvel isviçre’de yaşayan kavimler göllerde kazıklar üzerine kurdukları evleri henüz terketmişken, Çinliler mükemmel mâbedler inşa ediyor, Avrupalıların sırlarını ancak birkaç yüz sene evvel çözebildikleri sanat­ları ve yazı yazmasını biliyorlardı. Onların kültürleri, ne­den sonra, dolambaçlı yollardan dünyanın bu tarafına tesir ederek medeniyette geri kalmışlara yeni şeyler öğ­retti. Diğerlerini Avrupalılar kendileri icat ettiler. Esas itibariyle matematik, fizik ve kimya sahalarında yapılan keşifler beyaz ırkın son zamanlardaki başarılarını sağla­mıştır.

Bir kavmin tarihi, bulunan en eski kitabelerinin okunmasıyla başlar. Çinli, Hintli, Mısırlı, Yunanlı ve Ro­malılar gibi kültürlü milletler, üç dört bin sene evvel yazı yazdıkları için hayatları, kabiliyet ve düşünceleri hak­kında birçok bilgi edinmek kabildir. Fakat onların yabanilikten yavaş yavaş çıkarak yüksek kültürlerine nasıl eriştikleri suali cevapsız kalacak sanılıyordu. Halbuki im­kânsız görülen şey hakikat olmuştur. Bugün tarihten önce yaşayanlar hakkında yeter bilgimiz vardır. Birkaç sene önce, etrafında münakaşalar cereyan eden bahisler açıklanmıştır. Bu nasıl kaabil oldu? Bilginler toprağı ka­zarak çıkardıkları eserleri dikkatle inceleyip karanlıklara gömülü kalmış insanlık tarihini okumaya muvaffak ol­dular. Herkes için kıymet ifade etmeyecek parçalardan bilginler çeşitli bilgiler edindiler. Kazı sahalarında ele geçen hayvan kemikleri, bitki kalıntıları, hattâ vaktile dikilmiş veya kendiliğinden biten çiçek tozlarından ora­nın eski hayat şartlarını öğrendiler.

 

Bilhasa eskiden medeniyet merkezi olan memleket­lerde simdi ilmî kazılar yapılmaktadır. Bu sayede tarih­ten önceki devirler aydınlatılmakta, ortaya birçok kıy­metli binalar, heykeller, sanatkârane yapılmış eşya ve harikulade ziynet şaheserleri çıkarılmaktadır. Ele geçen delillerden binlerce sene önceki insanların zekâ bakımın­dan da bizden aşağı olmadıkları anlaşılmıştır. îlim ve teknik sahasında değilse bile sanat bakımından çok ileride idiler. Bugünkü fevkalâde parlak ilerlemede onların his­seleri büyüktür, zira sağlam temeller kurmuşlardır. Mü­him buluşlarda dehâ sahibi, ilk fikri ortaya atıp tatbik edendir. îlerde gelişme nekadar kıymetli olursa olsun, hakikî başarı ilk icat edenindir. Gramofonu icat eden Edison’un ilk iptidaî âleti, basitliğine rağmen, bugünkü mükemmel makinelerin yanında kıymetini tamamen mu­hafaza etmektedir. Ses ve müziği istendiği zaman akset­tirecek âletin icadı bu model sayesinde hakikat olmuştur.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ