Baccio Bandinelli Kimdir- Eserleri

Baccio Bandinelli Eserleri, Baccio Bandinelli Kimdir

Bandinelli, Baccio (d. 12 Kasım 1493 ? – ö. 7 Şubat 1560, Floransa), maniyerist heykelci. 16. yüzyılın ikinci çeyreğinde yap­tığı Michelangelo etkisindeki heykelleri Medici ailesince çok tutulmuştur.

Medicilerin koruduğu babası Michele di Viviano de’ Brandini, Bandinelli’yi kuyum­cu olarak yetiştirdi.Heykel sanatına büyük ilgi gösteren Bandinelli, heykelci Giovanni Francesco Rustici’nin yanında çalıştı ve

Toscana grandükü I. Cosimo de’ Medici’nin sarayında önde gelen sanatçılardan biri oldu. Birisi Vatikan’da (1531), öteki Floran- sa’da (y. 1550) sanatçılar için iki okul açtı. Vasari’nin Le Vite de’ piû eccellenti architet- ti, pittori, et scultori italiani (1550; Ünlü İtalyan Mimar, Ressam ve Heykelcilerinin Yaşamları) ve Benvenuto Cellini’nin Vita (ös 1728; Yaşam) adlı kitaplarında Bandi­nelli kıskanç, kötü ve yeteneksiz bir kişilik olarak çizilir. Bandinelli soyadını 1530’da almıştır.

Bandinelli’nin günümüze kalan yapıtları, çağdaşlarının değerlendirmelerinin tersine, onun seçkin bir heykelci olduğunu ortaya koymaktadır. Floransa’daki Uffizi Galerisi’- nde bulunan “Laokoon” kopyası, Piazza della Signoria’da yer alan 1534 tarihli “He- rakles ve Cacus” anıtı ve Floransa Katedrali­nin koroyeri bölmesindeki kabartmaları onun Medici ailesince neden çok tutulan bir sanatçı olduğunu açıklar. Ama daha sonra Medici sarayındaki yerini, Cellini ve Bartolommeo Ammannati’ye kaptırmıştır. Ölümünden kısa bir süre önce oğlu Clemente ile birlikte kendi mezannı hazırlamıştır (1554, SS. Annunzia- ta, Floransa). Bu yapıttaki “İsa’ya Yakarış” adlı heykel grubu ünlüdür.

bando (Orta Fransızca bande: “askerler”), yaylı çalgıları içeren orkestranın tersine, çoğunlukla ağaç, bakır nefesli ve vurmalı çalgılar çalan müzikçilerden oluşan toplu­luk. Bando çalgıları genellikle aynı aileden­dir. Türkiye ve ABD’de bando terimi yal­nızca nefesli ve vurmalı çalgılar içeren top­luluk için kullanılır. Ama sözcüğün, bu özel adlandırmadan ayrı olarak, konuşma dilin­de çok geniş bir kullanımı vardır. Birçok dilde, “band” sözcüğü müzik topluluğu ile eşanlamlı olarak kullanılır. Terim ilk kez İngiltere’de II. Charles’ın (hd 1660-85) sarayında, XIV. Louis’nin ünlü keman topluluğu örnek alınarak oluş­turulan 24 kemanlık “kral bandosu”nun (topluluğu) adında kullanıldı. Bando adı verilen nefesli, bakır nefesli ve vurmalı çalgılar topluluğu, 15. yüzyılda Almanya’da ortaya çıktı. Alman müzikçile- rin yabancı topluluklara katılmasıyla üfleme çalgı bandoları giderek Fransa yoluyla İngil­tere’ye, oradan da Yenidünya’ya yayıldı. Osmanlıların Doğu Avrupa’nın büyük ke­simini istila etmesinden sonra, 18. yüzyıl sonlarında Avrupalıların yeniçeri müziği dedikleri mehter müziği ile özdeşleşen bir bando tarzı kara Avrupa’sında yaygınlık kazandı. Kendine özgü tiz sesli flütlerin, büyük davulların (kös), üçgenlerin, zil­lerin ve çevganlann çıkardığı keskin ses ve kuvvetli çifte vurgular gittikçe artan egzotik bir müzik beğenisi yarattı. Bu da Avrupa bandolarına, daha sonraki bandola­rın şefleri gibi sopalarını sallayıp savurarak yürüyen Siyah davulcuların alınmasına yol açtı. Mehter müziği en büyük bestecilerden bazısına esin verdi. Sol Majör 100. (Askeri) Senfoni’sinin ikinci bölümüyle Haydn; K. 331 La Majör Piyano Sonatı’nın “Rondo alla Turca”sıyla Mozart ve Atina Harabele- ri’yle Beethoven bunların başlıcalarıdır. 18. yüzyılın sonlarına gelindiğinde, nefesli çalgıların sayısı çok arttı. İki bine varan müzikçiden oluşan gösterişli bandoların çal­dığı Fransız Devrimi’nin büyük ve görkemli açık hava gösterilerinin bunda etkisi çoktu. Haydn’ın Derbyshire yeoman’Iarı için yazdığı marşlar, trompet, iki korno, iki klarnet, iki fagot ve tubanın ağaçtan yapıl­mış atası olan sörpan için düzenlenmişti. 1838’de Berlin’de Rus çarının onuruna yapı­lan bir törende bin ağaç nefesli çalgıyla iki yüz davul bir araya gelmişti. İçinde yer alan pek çok çalgının yapıldığı maden alaşımı nedeniyle “gümüş bando” da denen İngiliz bakır nefesli çalgılar bandosu, daha önceki kent ıva/î’lerinin (çalgıcı toplu­lukları) ve 18. yüzyılın sonunda da köy kilise bandolarının yerini almaya başladı. Bu tür bandoların kurulması sanayi bölgele­rindeki patronlarca da özendirildi. Fransız çalgı ustası Adolphe Sax’ın icat ettiği ve (parmak düzeni aynı) bir bakır nefesli çalgılar ailesinden gelen ve kornetin atası olan kornopeanm gelişmesi, amatör müzik- çilerin bakır nefesli çalgıları benimsemesini kolaylaştırdı. İlk İngiliz bakır nefesli çalgı bandoları arasında Stalybridge Old Band (1814) ve ünlü Besses o’the Barn (1853’te tümüyle bakır nefesli çalgılardan oluşuyor­du) vardı. Kentleri, fabrikaları, sosyal ku­lüpleri ve Salvation Army gibi dinsel yardım örgütlerim temsil eden topluluklar oluştu­ruldu. Özellikle Londra’da Bell Vue, Manc- hester ve Alexandra Palace’ta yapılan ban­do yarışmaları, 1900’de Ulusal Üfleme Çal­gı Bandoları Şenliği’ne dönüştü. Sir Edvvard Elgar, Sir Arthur Sullivan, Gustav Holst ve Benjamin Britten besteleriyle bando müzi­ğine katkıda bulundular. Bu tür yapıtlar genellikle kornet, flügelhorn, korno, si bemol bariton, euphonium ve bas klarnet için düzenlenmişti. ABD’de ünlü Patrick Sarsfield Gilmore (1829-92) gibi profesyonel bandolar, virtüöz solocuları kendilerine çektiler. Müzik yete­neklerini, şovmenliğe yatkınlığıyla da bir­leştiren Gilmore, teknik ustalığın gelişme- 255 Bandundu

sinde ve kaliteli bir repertuar oluşturmada etkili oldu. Onun gerçek ardılı, ABD Deniz Kuvvetleri Bandosu’nun şefi ve “Semper Fidelis”, “The Washington Post” ve “The Stars and Stripes Forever” gibi marşların bestecisi olan John Philip Sousa’ydı (1854- 1932). Gilmore ile Sousa’nın başarıları, bando müziğinin yüksek bir düzeye çıkması­nı, bir anlamda da gerçek bir Amerikan müzik türü haline gelmesini sağladı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.