10 Kasım Şiirleri Uzun

10 Kasım Şiirleri Uzun
  • 02.11.2016

Uzun 10 Kasım şiirleri, Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938’de dünyaya gözlerini yummuştur. O gün tüm Ülkeyi yasa boğmuştur. O zamandan bu yana her sene 10 Kasım gününün geçtiği hafta Atatürk haftası adıyla kutlanmaktadır. O hafta tüm yurt hüzünle kaplanır ve hafta boyunca Atamız birçok yerde anılır. Atatürk, Türkiye’nin kurucusu ve Türk milletinin önderidir. en güzel 10 Kasım şiirleri uzun ve 5 kıta aşağıdan şiirlere göz atabilirsiniz.

10 Kasım Şiirleri Uzun

Atatürk’ün ölümünden 2 yıl evvel sağlık durumu kötüleşmeye başlamıştı. Hastalığının Siroz olduğu saptanmış ve birçok tedaviye tabii tutulsa da hiçbirine cevap vermemişti. İki yıl bu şekilde hayatını sürdüren Atatürk 10 Kasım 1938 tarihi sabah saat 09:05 geçe Dolmabahçe sarayında hayatına ve Türk milletine veda etti.

Atamız Mustafa Kemali, 10 Kasım Perşembe günü yitirdik. Ancak daima kalbimizde yaşar. İçimizde ona karşı sevgi ve saygı hiç tükenmez.

10 Kasım İle İlgili Uzun Şiirler

10 KASIM

Atatürk’üm biliyorum ugün 10 Kasım.
Senin ölüm yıl dönümün.
Ama sen gidince seni buvatan arar oldu,
Bu genç yüreğim seninle doldu.

Sen merak etme Atam.
Senden aldığımız örneklerle olduk adam,
Atam seninle var olduk,
Senin ilkelerinle yoğrulduk.

Sıra biz gençlerde yolundayız,
Sözlerinle ilkelerinle doğru yoldayız,
Seni canaım kadar vatanım kadar,
Çok seviyorum Atam,dünyalar kadar…

Öğretmen Atatürk

Yine derse giriyorsun Samsun kapısından
Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini
İl il, köy köy, can can
Tüm Anavatan.

Hemen başlıyor mutlu ders
Erzurum’dan
Sonra derinleşiyor volkan-öğütle
Sivas’taki son oturumdan.

Bütün memleket tek sınıf
Bir yön bayrak, bir yön tan
Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim
Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon’dan.

Sınıfımız her an kutlu bir savaş
Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara’dan
Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü
Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.

Mavi gözlerin hep barış barış
Mavi yüceliğin hep duman duman
Öyle alev alev bir ders ki
Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.

Anlatış tadı, kıvam kıvam öz
Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar’dan
Kocatepe, yalnız coğrafya değil
Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan

Öpüyorsun hepimizi göz göz
Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.

Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz’e
Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından
Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze
Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.

Öğrenmeye son yok
Cumhuriyet, bir ders aynı konudan
Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz
Senin yarattığın vatan-kanıdan.

Anlatıyorsun açık ve seçik
Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan
Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin
Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.

Yaşatarak öğretmek senin elinde
Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan
Seni özledikçe bellemek güzel
Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.

Sor bize her şeyi, konuşsun her öz
Başlayı versin en zor imtihan
Özgürlük güneşin ilk cevap, inan
Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..

İ. Zeki Burdurlu

Atatürk Yazar

Sordum seni;
Dağına, taşına Türkiye’min,
Herkes kendinden emin,
Yükseldi gür sesler;
Umutlar, sevgiler:
O biziz, O bizleriz.
Hepimiz bir parçayız
Atatürk’ten,
Bütün doğa,
Atatürk’ü anar,
Atatürk’ü şaşar.
Herşeydir OTürkiyem’de.
Göller, ırmaklar, ormanlar.
İmza imza Atatürk yazar.

M. Vasfi Saral

Bir Tutkudur Mustafa Kemal

Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
Nice sevdalara değişilmeyen.
Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
Bir baştır, vazgeçilmeyen…

Bir Türküdür Mustafa Kemal;
Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
Çaltıburnu’nda gözetir denizi.
Köroğlu’nda bağdaş kurup oturur…

Bir İnançtır Mustafa Kemal;
Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu.
Sakarya boylarından Akdeniz’e taşıyan…

Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
Belkahve’den dürbünüyle seyrediyor İzmir’i.
Özgürlük diyor, al atının üstünde,
Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri…

Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,
Işık tutan, güç veren, yol bulan…

Y. Doğan Ergeneli

10 KASIM

Atam seni çok seviyoruz!
Türk ordusu ile savaştın.
Atam!seni saygı ile anıyoruz.
Türk cumhuriyetini kurdun.
Ülkemizi korodun.
Ruhun hep cennette olsun.
Keşke seni görebilseydim…

Deniz uzamak istiyordu
Dolmabahçe sarayına dalga dalga
Bir ruh gördüm 9u5 geçe kabataş açıklarında
Seyrediyordu itanbulu köhne bir sandalda

bir çınar gördüm bu gün yas tutan
Ağlıyordu yaprak yaprak
Bir oınar vardı serinlediğimiz
Onkasımda onuda kuruttu toprak

boy boy ağaçlara rastladım beşiktaş sırtlarında
Sonbaharın yükünü çekemiyen
Milyonlarca ağlayan gördüm sokakta
Milyonlarca içini dökemiyen

Kara kara bulutlar gördüm
Sürüklüyordu rüzgar habire
Bugün bir güneş gördüm alçalmış
Girmek istiyordu ANITKABRE


10 KASIM ATA’ YA SESLENİŞ

Sensiz 10 kasım da, nasıl güleyim
Ah çeker ağlarım, dertli yüreğim
Albayrak yarıda, durur direğim
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Hazan geldi Atam, çiçekler soldu
Hergün şehit geldi, millet kahroldu
Şehit anaları saçların yoldu
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Güneşler tutuldu, ayda karardı
Ağladı ulusun bahtı karardı
10 kasımda ulus sana ağladı
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Ordular ilk hedef, akdeniz dedin
Savaşın sonunda zafere erdin
Sana yas tutuyor, şimdi milletin
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Gündüz güneş idin, gecede aydın
Bütün devrimleri ülkeye yaydın
On kasım da aramızdan ayrıldın
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Yurdumuzdan hain düşmanı attın
Kurtardın ülkeyi bayram yaşattın
Ecel geldi atam, bahtımızı kararttın
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Devrimlerle bu günlere gelindi
Zaferlerle bütün ulus sevindi
Bayram etti ulus, sana güvendi
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Bakari’ yem ben Atamı ararım
On kasımlar da, sever anarım
Kaybettim ben Atama yanarım
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Yılmaz Bakar

10 Kasım Türküsü

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler
Bozkır ovalarına, Erciyes’e, Ağrı’ya
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız
Dere tepe bucak köy
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, senin gittiğince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale’de, Sakarya’da, Çankaya’da, al al
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca


10 Kasım

Her doğum başlangıçtır ölüme
Ölüm;
sığdırılmışsa içine bir yaşam
yaşam adanmışsa yaşamlara
ve öldüğünde insan
selam duruyorsa hala
topuyla,tüfeğiyle ve elinde çiçeğiyle
gözyaşlarıyla damla damla
insanlar

ve varsa hala ardından
ağlayan kadınlar
ve çocuklar
doğduklarında yokken bile sen
senin resminse yakalarındaki
cepheye giderken

ve anılıyorsan hala
senin adını taşıyorsa sokaklar,okullar
akıyorsa damlalar gözpınarlarından
yığınların
ve hala adın yazılamıyorsa
nüfus kütüklerinde
ve hala varsa öldürmek isteyenlerin
ölümün adı değildir
10 kasım
olsa olsa bir merhabadır ölüme


10 kasım

Yıl otuzsekiz, on kasım perşembe
Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar
Sarsılıyor İstanbul yedi tepe
Yaman geçmiş Dolmabahçe/de rüzgar

Gerçek olamaz olsa bile bir düş
Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş
Böyle toptan bir yas nerde görülmüş
Berabar ağlıyoruz kurtlar, kuşlar

Bu memlekete en çok hizmet eden
Bu aşk ile dağlara gücü yeten
On sekiz milyonun omuzunda giden
Atam Ankara sırtlarında yatar.


10 kasım

Saat 9′5 geçe
Atam dolma bahçedei
Gözlerini kapamış,
bütün dünya ağlamış.

Doktor,doktor kalksana
Lambalarını yaksana
Atam elden gidiyor
Çağresine baksana

Uzun,uzun kavaklar,
Dökülüyor yapraklar
Ben atama doymadım
Doysun kara topraklar

10 kasım

yine geldi 10 kasım
mutluklar ve üzüntüler
yine gelir buraya
atatürk ü anarız

ah şu atatürk
hiç unutulurmu
bize hayat verdi
10Kasımı gönderdi

ne güzel sabah var
ne güzel bayram var
keşke hiç bitmese
10 kasım

atatürk ölmeseydi
herkes onu karşılayacaktı.
onu sevecekti
ama öldü

10 kasım

on kasım sabahında
kuşlar bile ötmüyor
seni tarif etmeye
kelimeler yetmiyor

seni kaybettiğinde
millet kara bağlandı
bütün yurt hatta düya
sana içten ağladı

tarihi karıştırırsın
bilmeyen ibret alsın
dileğimiz ALLAH’DAN
mekanın cennet olsun

10 KASIM

Ben hiç 10 Kasım’a
“Günaydın” demem ki
Ben sensiz 23 Nisan’a
Hoş geldin diyemem ki

Seni özlesek bile
Elden ne gelir ki
Bir daha senin gibi
Gelecek mi ne belli

Bak 10 Kasım yine geldi
Gözlerde yaşlar tükendi
Aradan 78 yıl geçse bile
Senin hatıran hiç bitmedi

Sabahlar her zaman güzeldir
Seni hatırlatmadıkça
Günaydın denir ama
10 Kasım olmayınca


ATAM

Atam’ın gözleri kapalı,
Yatıyor mezarında.

Şiirleri okuduk ağlaya,ağlaya
O adam o adam vatanımızı kurtaran

Hayatteyken her yerde barışı sağlayan

Şimdi yatıyor mezarında o büyük kahraman
onsuz kalbimize hançer saplanız
bizi bu acıdan ölüm kurtarı


Öğretmen Atatürk

Yine derse giriyorsun Samsun kapısından
Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini
İl il, köy köy, can can
Tüm Anavatan.

Hemen başlıyor mutlu ders
Erzurum’dan
Sonra derinleşiyor volkan-öğütle
Sivas’taki son oturumdan.

Bütün memleket tek sınıf
Bir yön bayrak, bir yön tan
Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim
Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon’dan.

Sınıfımız her an kutlu bir savaş
Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara’dan
Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü
Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.

Mavi gözlerin hep barış barış
Mavi yüceliğin hep duman duman
Öyle alev alev bir ders ki
Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.

Anlatış tadı, kıvam kıvam öz
Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar’dan
Kocatepe, yalnız coğrafya değil
Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan

Öpüyorsun hepimizi göz göz
Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.

Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz’e
Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından
Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze
Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.

Öğrenmeye son yok
Cumhuriyet, bir ders aynı konudan
Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz
Senin yarattığın vatan-kanıdan.

Anlatıyorsun açık ve seçik
Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan
Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin
Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.

Yaşatarak öğretmek senin elinde
Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan
Seni özledikçe bellemek güzel
Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.

Sor bize her şeyi, konuşsun her öz
Başlayı versin en zor imtihan
Özgürlük güneşin ilk cevap, inan
Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..

İ. Zeki Burdurlu

10 Kasım

10 Kasım günü
Herkes üzülür
Atatürk öldü diye
Bütün millet toplandı
Atatürk’ün cenazesine
Atatürk’ün öldüğüne
Kimse inanamadı
Her 10 Kasım günü
Bayraklar yarıya iner
Herkes toplanır
Saygı duruşu yapılır
Bütün okullarda
Atatürk anılır

Mustafa Kemal’i Düşünüyorum

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyorlar zaferden zafere…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Ölmemiş bir Kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde.
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.
Uykularıma giriyor her gece.
Elllerinden öpüyorum.

Ü. Yaşar Oğuzcan

10 KASIM

Atatürk’üm biliyorum ugün 10 Kasım.
Senin ölüm yıl dönümün.
Ama sen gidince seni buvatan arar oldu,
Bu genç yüreğim seninle doldu.

Sen merak etme Atam.
Senden aldığımız örneklerle olduk adam,
Atam seninle var olduk,
Senin ilkelerinle yoğrulduk.

Sıra biz gençlerde yolundayız,
Sözlerinle ilkelerinle doğru yoldayız,
Seni canaım kadar vatanım kadar,
Çok seviyorum Atam,dünyalar kadar…

Öğretmen Atatürk

Yine derse giriyorsun Samsun kapısından
Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini
İl il, köy köy, can can
Tüm Anavatan.

Hemen başlıyor mutlu ders
Erzurum’dan
Sonra derinleşiyor volkan-öğütle
Sivas’taki son oturumdan.

Bütün memleket tek sınıf
Bir yön bayrak, bir yön tan
Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim
Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon’dan.

Sınıfımız her an kutlu bir savaş
Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara’dan
Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü
Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.

Mavi gözlerin hep barış barış
Mavi yüceliğin hep duman duman
Öyle alev alev bir ders ki
Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.

Anlatış tadı, kıvam kıvam öz
Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar’dan
Kocatepe, yalnız coğrafya değil
Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan

Öpüyorsun hepimizi göz göz
Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.

Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz’e
Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından
Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze
Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.

Öğrenmeye son yok
Cumhuriyet, bir ders aynı konudan
Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz
Senin yarattığın vatan-kanıdan.

Anlatıyorsun açık ve seçik
Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan
Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin
Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.

Yaşatarak öğretmek senin elinde
Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan
Seni özledikçe bellemek güzel
Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.

Sor bize her şeyi, konuşsun her öz
Başlayı versin en zor imtihan
Özgürlük güneşin ilk cevap, inan
Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..

İ. Zeki Burdurlu

10 KASIM

Atam seni çok seviyoruz!
Türk ordusu ile savaştın.
Atam!seni saygı ile anıyoruz.
Türk cumhuriyetini kurdun.
Ülkemizi korodun.
Ruhun hep cennette olsun.
Keşke seni görebilseydim…

Deniz uzamak istiyordu
Dolmabahçe sarayına dalga dalga
Bir ruh gördüm 9u5 geçe kabataş açıklarında
Seyrediyordu itanbulu köhne bir sandalda

bir çınar gördüm bu gün yas tutan
Ağlıyordu yaprak yaprak
Bir oınar vardı serinlediğimiz
Onkasımda onuda kuruttu toprak

boy boy ağaçlara rastladım beşiktaş sırtlarında
Sonbaharın yükünü çekemiyen
Milyonlarca ağlayan gördüm sokakta
Milyonlarca içini dökemiyen

Kara kara bulutlar gördüm
Sürüklüyordu rüzgar habire
Bugün bir güneş gördüm alçalmış
Girmek istiyordu ANITKABRE

Atatürk Yazar

Sordum seni;
Dağına, taşına Türkiye’min,
Herkes kendinden emin,
Yükseldi gür sesler;
Umutlar, sevgiler:
O biziz, O bizleriz.
Hepimiz bir parçayız
Atatürk’ten,
Bütün doğa,
Atatürk’ü anar,
Atatürk’ü şaşar.
Herşeydir OTürkiyem’de.
Göller, ırmaklar, ormanlar.
İmza imza Atatürk yazar.

M. Vasfi Saral

Bir Tutkudur Mustafa Kemal

Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
Nice sevdalara değişilmeyen.
Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
Bir baştır, vazgeçilmeyen…

Bir Türküdür Mustafa Kemal;
Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
Çaltıburnu’nda gözetir denizi.
Köroğlu’nda bağdaş kurup oturur…

Bir İnançtır Mustafa Kemal;
Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu.
Sakarya boylarından Akdeniz’e taşıyan…

Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
Belkahve’den dürbünüyle seyrediyor İzmir’i.
Özgürlük diyor, al atının üstünde,
Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri…

Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,
Işık tutan, güç veren, yol bulan…

Y. Doğan Ergeneli

 

10 KASIM ATA’ YA SESLENİŞ

Sensiz 10 kasım da, nasıl güleyim
Ah çeker ağlarım, dertli yüreğim
Albayrak yarıda, durur direğim
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Hazan geldi Atam, çiçekler soldu
Hergün şehit geldi, millet kahroldu
Şehit anaları saçların yoldu
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Güneşler tutuldu, ayda karardı
Ağladı ulusun bahtı karardı
10 kasımda ulus sana ağladı
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Ordular ilk hedef, akdeniz dedin
Savaşın sonunda zafere erdin
Sana yas tutuyor, şimdi milletin
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Gündüz güneş idin, gecede aydın
Bütün devrimleri ülkeye yaydın
On kasım da aramızdan ayrıldın
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Yurdumuzdan hain düşmanı attın
Kurtardın ülkeyi bayram yaşattın
Ecel geldi atam, bahtımızı kararttın
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Devrimlerle bu günlere gelindi
Zaferlerle bütün ulus sevindi
Bayram etti ulus, sana güvendi
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Bakari’ yem ben Atamı ararım
On kasımlar da, sever anarım
Kaybettim ben Atama yanarım
Ulusun sensiz, gülmüyor Atam.

Yılmaz Bakar

Uzun 10 Kasım Şiirleri Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Ali Koç Elegeçmez dedi ki:

    Şirlerin bir kısmının altında şairin adı yazmamaktadır…..Dikkat edilmemiş olan bu durum, etik değildir…Şiirleri yazan şairlere saygı adına şiirlerin altına şair adlarının yazılması gerekir….
    Ayrıca size bir “ON KASIM” şiirimi gönderiyorum.

    Bir, şehitler ölmüyor
    Bir de senin gibiler!
    Milletinin kalbinde
    Yaşayan abideler!

    Fikirlerin yaşıyor!
    İlkelerin yaşıyor!
    Cumhuriyet yaşıyor!
    Yaşıyorsun Atatürk!

    Işıksın yolumuza!
    Barışsın dünyamıza!
    Akılsın hülyamıza!
    Ölür müsün Atatürk!

    Yediveren gül gibi
    Her mevsim açmaktasın!
    Sana öldü denir mi
    Her gün çoğalmaktasın!

    Türklüğün kendisisin!
    Gençliğin kalbindesin!
    Akılcı yeniliksin!
    Ölür müsün Atatürk!

    Senin fikirlerinle
    Yeşeriyor fidanlar!
    Senin ilkelerinle
    Aşılıyor zorluklar.
    Senin aydınlığınla
    Eriyor karanlıklar!

    Ulu önderimizsin!
    Özgürlük türkümüzsün!
    Yolumuzda bilimsin.!
    Uygarlığın üstünde
    Parlayan kültürümsün!

    Gençliğin öldü mü ki
    Umutlar söndü mü ki
    Dünyamız dönmez mi ki
    Sen ölesin Atatürk!

    Bizim için 1O Kasım
    Seni anlamak demek!
    Bizim için 1O Kasım
    Seni yaşatmak demek!

    Bizim için 1O Kasım
    Çağları aşmak demek.
    Ordunla, gençliğinle
    Yaşıyorsun Atatürk!
    ……***………….
    Ali Koç Elegeçmez

YORUM YAZ